Doğadan size gelen

Hadi bakalım Demet Akalın

This is default featured slide 2 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by Lasantha Bandara - Premiumbloggertemplates.com.

This is default featured slide 3 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by Lasantha Bandara - Premiumbloggertemplates.com.

This is default featured slide 4 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by Lasantha Bandara - Premiumbloggertemplates.com.

This is default featured slide 5 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by Lasantha Bandara - Premiumbloggertemplates.com.

resimleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
resimleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Haziran 2012 Pazartesi

Beren Saat plaj kapattı




Beren plaj kapattırdı

Beren Saat, dizi çekimi için gittiği Çeşme'de bikinili görüntülenmemek için kaldığı Solto Otel'den her türlü önlemin alınmasını rica etti. Otel yönetimi de Saat'in rahat etmesi, diğer müşteriler ve paparazzilerin fotoğraf çekmemesi için Ice Beach'i ona tahsis etti.










sabah.com.tr

Tacı elleriyle vermiş




Tacı elleriyle vermiş

Aşk yaşadıkları konuşulan “Lale Devri” oyuncuları Selen Soyder ile Tolgahan Sayışman’ın yolları 2007’de kesişmiş.


O yılki Miss Turkey yarışmasında birinci olan Soyder’e tacını Sayışman’ın taktığı  ortaya çıktı.






Lale Devrin'de aşk kaosu haberi için TIKLAYINIZ



hurriyet.com.tr

''Fıstık gibi hatun'' diye yazarsanız?





Fıstık gibi hatun

Özyılmazel, gazetecilerin Gülben Ergen’in seülitleri hakkında yazdığı yazıyla ilgili soruları üzerine “Ben sadece görüşümü dile getirdim. Benim için de ‘fıstık gibi hatun’ diye yazarsınız ne olacak ki” diyerek kahkahayı bastı.


Program öncesi moral tatili
Temmuzda Star TV’de yayınlanacak sabah programının sunucuları Ayşe Özyılmazel ile Alişan, Bodrum’da ayrı ayrı tatilde. Geçen yıl temmuzda Bodrum’da Ali Taran’la evlenen Özyılmazel, bu yöndeki sorulara, “Geçen sene 1 Temmuz’da hayatım değişti, bu sene ise 2 Temmuz’da Alişan ile programa başlıyorum. Bir temmuzdur ki gidiyor” dedi. Ayşe Özyılmazel sahilde Mini isimli köpeğiyle oynadı.








hurriyet.com.tr

15 Haziran 2012 Cuma

Çekici değilim




‘ÇEKiCi DEĞiLiM’

‘The Sun’ okuyucularının ‘Dünyanın En Seksi Kadını’ seçtiği Ukrayna asıllı ABD’li oyuncu Mila Kunis, gazeteye verdiği röportajda kendisini çekici ya da seksi bulmadığını açıkladı.
Aksine muhafazakâr bir yapısı olduğunu söyleyen aktris, evliliğe uzak olduğunu şu sözlerle anlattı: “Bunun gereklilik olduğunu düşünmüyorum. Belki, çocuğum olursa evlenirim. Çünkü çocuklar çok soru sorar.”




Mila Kunis hayatı ve fotoğrafları için TIKLAYINIZ


milliyet.com.tr

Saba ayakta durmakta zorlandı


Saba Tümer ayakta durmakta zorlandı


Cihangir Münferit’te bir arkadaşının doğum günü partisine katılan Saba Tümer, çıkışta ayakta durmakta zorlandı.


“Kameraların ışığını kapatın, yürüyemiyorum” deyip meşhur kahkahasını atan Tümer, araca bineceği sırada düşmekten son anda kurtuldu.






milliyet.com.tr

Kadınların göz hapsinde





Kadın tatilcilerin göz hapsinde

Sarp Levendoğlu ile Begüm Birgören, Bodrum sezonunu açtı. Levendoğlu, önceki gün gittikleri Xuma Beach’te, fit vücuduyla kadın tatilcilerin göz hapsinde kaldı.


Gözler Sarp’ın üzerinde     


Sarp Levendoğlu ve Begüm Birgören, tatil sezonunu Bodrum’da açan ünlüler arasına katıldı. İkili, önceki gün Yalıkavak’taki Xuma Beach’teydi. Haklarında çıkan ayrılık dedikodularına inat iskelede sarmaş dolaş yürüyen sevgililer, diğer tatilcilerin ilgi odağı oldu. İlgi çekmelerinde Levendoğlu’nun fit vücudunun rolü de büyüktü!


Spor programı işe yaramış  


Yıllardır spor yapmadan geçen tek bir gününün olmadığını söyleyen ünlü oyuncu, adını Afrodit’in ölümlü aşkından alan, alt karın bölgesinden kasıklara doğru inen V şeklindeki “Adonis” kaslarıyla, spor programının ne kadar işe yaradığını bir kez daha gözler önüne serdi. Ve neredeyse tüm kadın tatilcilerin göz hapsinde kaldı.








hurriyet.com.tr

Mustafa Sandal ''Biz evleneceğiz''





İlk buluşmada "Biz evleneceğiz" dedim

Mustafa Sandal, geçtiğimiz şubat ayında ikinci kez baba oldu. Top Secret dergisi de Babalar Günü öncesinde ünlü şarkıcıyla buluştu, baba olmayı ve oğulları Yaman’la Yavuz’u konuştu.


Babalık nasıl bir duygu?
- Tek kelimeyle muhteşem! Küçük bir çocuğun dünyaya gelmesi, Yüce Yaradan’ın bir mucizesi. Onun senin gözlerinin içine bakarak “Baba” demesi ise ayrı bir mucize...


İlk baba olduğunda neler hissettin?
- Heyecan ve tarifsiz bir sevinç! Böyle özetleyebilirim... Tabii önce kısa süreli bir donakalma durumu oldu, sonra mutluluğumu nasıl ifade ettiğimi ben bile hatırlamıyorum. Gökyüzünden yıldızları tek tek toplamak gibi bir duygu bu, kelimelere dökmek bazen çok mümkün olmuyor.


Peki ikinci kez baba olacağını öğrendiğinde neler hissettin? İlkinden farklı mı oldu?
- En az ilki kadar heyecanlandım tabii. Benzer duygular yaşadım. Tek farkı, başımıza gelecek tatlı şeylerden haberdardık.






YAMAN BİR SANDAL


Çocuklarına isim koyarken nelere dikkat ettin? Yaman ve Yavuz ne anlama geliyor?
- Yaman’ın da Yavuz’un da adını doğuma bir hafta kala bulduk. Göcek’te denize dalıp gitmişken, kendime “Bu denizle nasıl bir ‘Sandal’ başa çıkar?” diye sordum ve “Yaman bir Sandal” olmalı dedim... Yavuz’un hikâyesi daha da güzel. Google’da Yaman diye arattığınızda karşınıza sözlük anlamı çıkıyor ve ilk kelimesi ‘yavuz’...


Sence nasıl bir babasın?
- Bana göre iyi bir babayım ama bunu asıl Yaman’la Yavuz’a sormak lazım! Çocuklarımla çok ilgiliyim, aklımda hep onlara güzel bir gelecek hazırlamak var. Yaman’la oyunlar oynamak, Yavuz’u sevmek en çok sevdiğim şeyler... Onların gözlerine baktığımda “Bana babalık duygusunu yaşatan bu iki güzel yüreğe çok şey borçluyum” diyorum...


SONUNA KADAR ARKALARINDAYIZ

Henüz çok küçükler ama onların eğitimi ve meslek seçimleri konusunda neler düşünüyorsun?
- Bu konudaki kararı tamamen onlara bırakmayı düşünüyoruz. Elbette anneleriyle birlikte onları en iyi şekilde yönlendireceğiz ama hangi işte kendilerini mutlu hissedeceklerse ve ne yönde eğitim almak istiyorlarsa, sonuna kadar arkalarında olacağız.






Oğullarının müzik çalışmalarına etkisi oluyor mu?
- Olmaz mı! Tamamının ilham kaynağı onlar...


Bu arada yeni bir albüm çıkaracağını duydum. Biraz bahseder misin bu yeni çalışmadan?
- İçime sinen, ince eleyip sık dokuyarak hazırladığımız bir albüm oldu. Umarım dinleyen herkes çok beğenir. Ben şarkılarımı müzikseverlerin beğenisine sunarken, konuşmak yerine onların şarkılarla bütünleşmelerini isterim. Yorum her zaman onların olacaktır, ben çok seveceklerine inanıyorum.


ÖNCE SAMİMİ OLUN


“O Ses Türkiye” kısa süre önce sona erdi. O yarışmada jüri üyeliği yaparken, müzik hayatına başladığın günler gözünün önüne geldi mi hiç? 
- Evet, gençlerin heyecanını bire bir hissettim orada. Onları çok iyi anlıyordum, çünkü yıllar önce ben de benzer duygular yaşamıştım. Ekibimdeki yarışmacılara sürekli “Önce samimi olun, samimiyeti yakalayın ve şarkıları içinizden geldiği gibi söyleyin. İzleyici samimiyetinizi hissederse işiniz daha kolay” dedim.


EMİNA'YA İLK BULUŞMADA BİZ EVLENECEĞİZ DEDİM


Eşin Emina ile evlenmeye nasıl karar verdiğini merak ediyorum. Ve evlilik teklifini nasıl yaptığını...
- Yıllar önce bir tatil yöresinde karşılaştık. Yanına gittim ve ilk buluşmamızda “Biz seninle evleneceğiz” dedim. Bana bu sözleri Emina’nın gözlerindeki parıltı söyletmişti. Şimdi çok mutlu bir ailemiz var, yanılmadığımı görmek çok özel bir duygu.




hurriyet.com.tr

14 Haziran 2012 Perşembe

Asena:''Bana hep kadınlar zarar verdi''





Bana hep kadınlar zarar verdi

Oryantal dansa getirdiği yorumla her zaman farklı bir kulvarda olan Asena, şimdi de 'Benzemez Kimse Sana' isimli yarışmada taklit yeteneğini konuşturuyor. Ünlü dansçı, erkeklerin egemen olduğu şov dünyasında ayakta kalmaya çalışırken, en çok kadınlardan darbe aldığını söylüyor


İlkokulun ilk üç yılını Almanya'da okuyan, Turizm ve Otelcilik Meslek Lisesi'nin ardından Marmara Üniversitesi Turizm ve Otelcilik bölümünden de mezun olan Asena, oryantal konusundaki başarısıyla tanındı. Dansın ardından müzikte de şansını deneyen Asena, son olarak 'Benzemez Kimse Sana' isimli yarışmayla kendinden söz ettiriyor. Ünlü dansçı, Elele dergisinden Ebru Güzel'e dansa geri dönüşünü, katıldığı yarışmayı ve özel hayatını anlattı. 






Sizi dansçılığınızla tanıdık. Ama şarkıcılık, televizyon hostesliği, modellik derken şimdi de 'Benzemez Kimse Sana' isimli yarışma programında yer alıyorsunuz.


Evet keyifli bir yarışma... 


Pek çok şey denediniz, peki asıl hayaliniz nedir?


Hayalim dünya çapında bir dansçı olmak. Grammy Ödül Töreni'nde sahneye çıkıp, dans etmek... 


Yurt dışına açılmanız için zamanında pek çok fırsatınız olmuştu...


Yurt dışına açılmak için çok iyi bir teklif gelmişti; İngiltere Kraliçesi beni yeğeninin düğününe çağırmıştı zamanında ama kullanamadım bu fırsatı. Külkedisiyim ben. 24.00'e kadar yaptın, yaptın; yapamadın, kabağa dönüştün. 


BEN AŞKA İNANMAM... 


2004'te dansa ara verme kararı almıştınız. Ne zaman yeniden dansa geri döndünüz? 


Ben dansa bu yıl geri döndüm. İnsanlar zaten sürekli olarak "Asena geri dön" diyordu. Ekstralara gittim hep. 


Erkek egemen bir dünyada var olabilmek zordur...


Benim mücadeleci bir ruhum var. Doğruysan ve işini iyi yapıyorsan her zaman varsın.





Erkeklere karşı bu anlamda bir savaş vermedin mi? 


Ben hayatımda erkeklerden değil, kadınlardan zarar gördüm. Bir erkek size kolay kolay zarar veremez. Hayatımda bana tek bir erkek zarar vermiştir! 


2004'te bir röportajınızda "Aşka inanmam" demiştiniz... 


Benim aşk anlayışım farklı olduğu için 'aşka inanmam' demiştim. Ben sevgiye inanırım. 


Biraz açar mısınız?


Biriyle ilk karşılaştığınız an bazen çok güçlü bir şey hissedersiniz. O hissettiğiniz şey "Bu benim adamım" gibi bir duyguysa, o evleneceğiniz erkektir. Ben buna benzer bir şey hissetmemiştim. 'Aşka inanmam' derken bunu anlatmak istemiştim aslında. 


İlişkileriniz de uzun ömürlü olmuş..


Her ilişkim üç-dört yıl sürdü ama demin dediğim anlamda bir aşk yoktu. Öyle olsa evlenirdim. Şu aralar böyle bir hissim var ama korkuyorum. 


Hem seksi hem de erkeksi bir haliniz var; iki uçta yaşıyor gibisiniz. Dengeyi bulamadığınız için mi, yoksa bilinçli olarak mı böyle bir imajınız var? 


Bu erkeksi imajdan hiç hoşlanmıyorum. Ben aslında güzel, seksi, alımlı bir kız olarak büyüdüm. Evin içinde böyleydim ama çocukluğumda babaannemle yalnız yaşadığımız için dışarıya karşı serttik. 



 




İKİ YILA ÇOCUK İSTİYORUM 


Peki, "Erkeksi bir imajım olduğu için evlenemedim" diyor musunuz? 


Tam tersine, böyle olduğum için çok evlenme teklifi aldım. Her erkek arkadaşım benimle evlenmek istedi. 


Neden peki? 


Çünkü o sert imaj dışarıda geçerli, evde kesinlikle öyle değil. Evde erkeğine düşkün, onun yemeği, içmesi, giyinmesiyle ilgilenen bir kadınım. Ama benim erkeğim de bana özenli, saygılı davranmıştır. İlişkimde ben haksızsam susarım, ondan da aynısını beklerim. 


Size saygı duyan ve seven bir eş bulma umudunuz yüzde kaç? 


Çok. Ben istesem var, neden olmasın ki? 


Yuva kurmak, çocuk sahibi olmak gibi bir hayaliniz var mı? 


Var ama 1-2 sene sonra.


MECBUREN ŞARKI SÖYLEDİM


Albümünüzü dinleyen bir Ekşi Sözlük yazarı, "Oryantalliğe falan devam etsin lütfen. Bize Hande Yener'ler, Demet Akalın'lar yetiyor" demiş... 


Albüm için yanlış dönemdi. Yanlış zaman, yanlış şarkı, yanlış seçim... 


Neden böyle bir albüm çıkarmak istemiştiniz? 


Dansa küstüğüm, çalışamadığım, nereye gidersem bir engelle karşılaştığım bir dönemdi. Yapacak bir şey aradım ve şarkıcılığı denedim. Şarkıcı olmak gibi bir hayalim yoktu aslına bakarsanız. Şarkıcılığı dediğim gibi mecburiyetler sonucu denedim. 


Hakkınızda yapılan olumsuz eleştiriler sizi incitir mi? 


Eğer kötü niyetliyse incitir. Eleştiri yıkıcı olmamalı. Bu kadar kötü niyetli yazılara neden engel olmuyorlar?




BECKHAM'I DA İÇ ÇAMAŞIRLI GÖRÜYORUZ


Sadece dansınızla değil, seksi pozlarınızla da tanındınız. Kadın bedeninin teşhir edilmesi hakkında ne düşünüyorsunuz? 


Aynı şey sadece kadınlar için değil; erkekler için de geçerli. David Beckham'ı da reklamlarda iç çamaşırlı olarak görüyoruz. Brad Pitt sadece iyi rol yaptığı için mi kadınlar tarafından bu kadar seviliyor? 


Bu durumu doğru mu buluyorsunuz? 


İki taraf için de aynı şeyin geçerli olduğunu söylüyorum. İnsan bir noktadan sonra madem bu kadar güzel bir şeye sahibim, neden bunu yapmayayım diyor. 


Sahne kostümleriniz de son derece cüretkar. Erkek arkadaşlarınız bundan rahatsız olmuyor mu? 


Elbise gibi dansöz giysileri giydim. Eski dansözlerde giysi yok üstlerinde. Ayrıca bundan rahatsızlık duyan benimle olmasın. 










sabah.com.tr

Hürrem'de yaza girdi





Hürrem'in yaz modası

Meryem Uzerli, önceki akşam sevgilisi Can Ateş ile Ortaköy’deki Zuma Restaurant’daydı.


Bunaltıcı sıcaklara karşı önlemini alan ve gece turuna beyaz şortuyla çıkan Uzerli, çıkışta “Can’ın çevresine alışamadığım” dediği yönündeki iddialara yanıt verdi: “Ben öyle bir şey söylemedim.”










hurriyet.com.tr

Çağla çocuklarıyla Bodrum'un keyfini çıkarıyor

Çağla çocuklarıyla Bodum'un keyfini çıkarıyor


Bodrum müdavimleri Emre Altuğ ve Çağla Şıkel’in keyfine diyecek yok.


Çift, iki küçük çocukla tatile çıkmasına rağmen iş bölümü yaparak Bodrum’un keyfini sürmeyi biliyor. Genellikle minik Uzay’ı güneşe çıkarmamayı tercih eden Altuğ ve Şıkel, dönüşümlü olarak gölgede onunla ilgileniyor, sırası gelen de büyük oğulları Kuzey’le birlikte kendisini serin sulara bırakıyor.











hurriyet.com.tr

12 Haziran 2012 Salı

Lale Devri'nde aşk kaosu


“Lale Devri” setinde aşk kaosu yaşanıyor.




Başrolü paylaştığı Serenay Sarıkaya’dan ayrılan Tolgahan Sayışman, şimdi diğer rol arkadaşı Selen Soyder ile birlikte... İlişkilerini saklama gereği duymayan sevgililer, çekimler biter bitmez tatil için Roma’ya gitti. Soyder, Aşk Çeşmesi ve Coliseum’da çektirdikleri fotoğrafları da önceki gün Twitter’a yükledi.








takvim.com.tr

Tuba Büyüküstün ve ikizleri tatilde


Tuba Büyüküstün ve ikizleri tatilde


Tuba Büyüküstün-Onur Saylak çifti, geçtiğimiz ocak ayında dünyaya gelen ikiz bebekleriyle birlikte Bodrum sezonunu açtı.
İkizlerle sahilde     


Tuba Büyüküstün ve Onur Saylak çifti, anne-baba olarak ilk yaz tatiline başladı. Ünlü çift, altı aylık bebekleri Toprak ve Maya ile hafta sonu Bodrum’a uçtu. Tatilin ilk gününde ikizleriyle ilgilenmekten yemek yemeye bile zar zor fırsat bulan çift, akşam saatlerinde Gölköy’deki Kaktüs Otel’in beach’indeydi.


Suyu sevdiler


İkili, uzun süre objektiflerden kaçırdıkları Toprak ve Maya ile deniz keyfi yaşadı. Bu arada küçük can yelekleriyle denize bıraktıkları ikizlerin de soğuk suya rağmen hiç ağlamadığı, korkmadığı dikkat çekti. Çift, beş dakikalık keyfin ardından bebeklerini havluya sarıp dinlenmeye çekildi. 


  
hurriyet.com.tr

11 Haziran 2012 Pazartesi

Çağla ve Kuzey, güneye indi




Çağla ve Kuzey, güneye indi

Bodrum aşıklarından Çağla Şikel ve Emre Altuğ çifti de sezonu erkenden açtı.


Çağla Şıkel, önceki gün Gölköy’de bulunan Kaktüs Otel’in plajında büyük oğlu Kuzey’le oyun oynarken objektife takıldı. Belindeki dövmelerle dikkat çeken Şikel, “Henüz tatil moduna giremedim, o yüzden bugün denize girmeyeceğim. Emre’nin de boğazı ağrıyor. Şimdi içeride Uzay’la ilgileniyor” dedi. 









hurriyet.com.tr

10 Haziran 2012 Pazar

Helin Avşar'a beraat




Helin Avşar'a beraat

Bir ajansın yayınladığı haber ve fotoğrafları, abonesiz ve izinsiz kendine ait internet sitesinde yayınlayan Helin Avşar, katıldığı duruşmada, "Üzerime atılan suçlamayı kabul etmiyorum. Suçsuzum. Uzlaşma talebim yok. Öncelikle beraatımı istiyorum" dedi. Söz konusu sitenin kapandığını belirten Helin Avşar, "Kurmuş olduğum sitede üniversite öğrencileri stajer olarak çalışıyorlardı. Onlar benim bilgim dışımda başka bir ajansa ait haberleri alıp kullanmışlar. Sitenin belirli bir çalışma merkezi yok. Çalışanlar evlerinden bilgisayarla siteye haber girerler" şeklinde ifade verdi. Avşar'ın savunmasını alan mahkeme heyeti suçsuz olduğu kanaat getirerek, beraatına kararı verdi. 








takvim.com.tr

27 Mayıs 2012 Pazar

Sosyetik güzel Kilisede evlendi



Almanya bu nikahı konuşuyor

Faber Castell firmasının varisi Charles von Faber Castell ile Melisa Eliyeşil Almanya'nın Nürnberg kenti yakınındaki Stein'da düzenlenen dini nikahla evlendiler.

Ünlü kalem fabrikası Faber Castell'in sahibi Anton-Wolfgang Graf von Faber Castell'in büyük oğlu ve firmanın varisi Charles von Faber Castell (32) ile Melisa Eliyeşil'in (28) dini nikahı, Cuma günü Almanya'da kıyıldı.
Maria-Necmettin Eliyeşil çiftinin kızları Melisa'nın güzelliği ile göz kamaştırdığı tören Bavyera Eyaleti'ndeki Stein kasabasında bulunan Martin Luther Kilisesi'nde yapıldı. Melisa, Türk ve Alman basın ordusunun izlediği törene babası Necmettin Eliyeşil'in kollarında geldi.

TÜKİYE'DEN 100 DAVETLİ

Amerika'da tanışan çiftin iki yıldır birlikte olduğu belirtildi. Yaklaşık 300 davetlinin katıldığı törene Türkiye'den de 100 kişinin geldiği bildirildi. Bölge halkının büyük ilgi gösterdiği nikah töreni nedeniyle kilisenin etrafında yoğun güvenlik önlemleri alındı. Halk nikah merasimini kilisenin bitişindeki belediye binası salonuna kurulan televizyondan canlı olarak izledi.

NİKAH SONRASI KUTLAMA 

Nikahtan bir gece önce Wolfgangshof'ta bir parti verildi. Davetliler nikah sonrası ise Faber Castell Şatosu'ndaki kutlamaya katıldılar. 400'ü aşkın
özel davetlinin katıldığı bu etkinlikte havai fişek gösterisi yapıldı. Davetliler arasında Nürnberg Başkonsolosu Ece Öztürk Çil de vardı. Melisa Eliyeşil ile Charles von Faber Castell'in resmi nikâhı, 30 Eylül 2011'de Stein kasabası nikâh dairesinde kıyılmıştı.






kaynak/hurriyet.com.tr

26 Mayıs 2012 Cumartesi

Turnagöl Umre'yi anlattı



Zihnim berraklaştı

Geçen ay umreye giden Sibel Turnagöl; Kutsal Topraklar'a yaptığı ziyaretin hayatını tamamen değiştirdiğini söylüyor. Turnagöl: Kafamda beni yıpratan sorulardan kurtuldum. Zihnim berraklaştı.

Oyunculuk ve sunuculuktan sonra modacılığa başlayan Sibel Turnagöl geçen yıl annesi Günay Önal'ın ölümüyle yıkılmıştı. Uzun süre kanser tedavisi gören annesini bir an olsun yalnız bırakmayan Turnagöl; yaşadığı büyük acıyı yakınlarının desteğiyle hafifletmişti. Bir süre inzivaya çekilen oyuncu; çevresindekilere, en büyük isteğinin kendini toparlar toparlamaz umreye gitmek olduğunu söylemişti.

KARGAŞA HAKİMDİ 

Sibel Turnagöl; bu arzusunu geçtiğimiz ay gerçekleştirdi ve yakın dostlarıyla birlikte Kutsal Topraklar'a gidip umre ziyaretini yerine getirdi. "Bu ziyareti annemle birlikte yapmak isterdim" diyen Sibel Turnagöl, bu manevi yolculuğun kendisini nasıl değiştirip yenilediğini GÜNAYDIN'A anlattı:

-Umreye ruhumu yenilemek için gittim. Bu manevi ziyareti gerçekleştirmeyi çok istiyordum.

-Kutsal Topraklar'a gitmeden önce iç dünyamda bir kargaşa hakimdi; içinden çıkamadığım bir ruh hali içindeydim.

-Kafamın içi hayata dair soru işaretleriyle doluydu. Ancak Kutsal Topraklar'a adımımı attığım ilk günden itibaren hep mucizevi olaylar yaşadım.

-Kutsal Topraklar'da kaldığım süre içerisinde geleceğime dair garip rüyalar gördüm. İstanbul'a döndükten sonra da gördüklerimin hepsini yaşadım.

-Tüm hayatım bu ziyaretten sonra tamamen değişti. Eski Sibel yerine yepyeni bir Sibel geldi.

-Yaşadıklarım bana bambaşka bir kapı açtı. Beni yıpratan sorulardan kurtuldum. Zihnim berraklaştı.

HUZURU BULDUM

Eskiden beni kemiren tüm duygularımdan kurtuldum. Sırtımda kambur olan sıkıntılarımı attım. Artık iç huzurumu buldum ve hayatımın en keyifli günlerini geçiriyorum.
 Yaşadıklarımdan o kadar çok etkilendim ki; orada yaşadığım mucizelerle ilgili bilgi bulabileceğim kitapları araştırmaya başladım. Özellikle rüyalarla ilgili olanlar çok ilgimi çekiyor.

HER ŞEYİM DEĞİŞTİ

"Umreden dönmemize yakın, otelde dua ederek yattım. Uykuya dalmadan önce içten bir dilekte bulundum. Rüyamda öyle şeyler gördüm ki; akşama kadar kendime gelemedim. Gördüğüm şeyler beni derinden etkiledi. Daha da etkileyici olan ise rüyamda gördüklerimin hepsini o gün içinde tek tek yaşamamdı. Sabah rüyamda olanları anlattığım insanlar; bunların gerçeğe dönüştüğünü görünce şoke oldu. Bu olay; hayata bakışımı, düşünce tarzımı, kısaca her şeyimi değiştirdi."




sabah.com.tr

Miranda Kerr sırlarını paylaştı


Dünyaca ünlü Top Model Miranda Kerr, Hürriyet'ten Pınar Yılmazerler'le konuştu. Ünlü aktör Orlanda Bloom'la evli olan, Kerr bir çok sırrını dile getirdi.


En önemli tatmin kendine güvenmek
Victoria’s Secret meleği, ünlü aktör Orlando Bloom’un eşi ve 1 yaşındaki Flynn Cristopher’ın annesi...

Dünyanın en ünlü modellerinden Miranda Kerr, ev hayatından güzellik sırlarına, dans tutkusundan mutfaktaki hünerlerine her şeyi Kelebek’e anlattı.

* İşlerinizin çok yoğun olduğunu biliyorum. Son olarak da Reebok Satisfaction kampanyasında yer aldınız. Satisfaction (tatmin) kelimesi sizin için ne anlam ifade ediyor?

- Bence insanın kendine tam olarak güvenmesi, en önemli tatmin duygusudur.

* Kendinizi en mutlu hissettiğiniz an hangisi?

- Oğlumun kucağımda masumca uykuya daldığı anlar... Sonra doğada olmak, yoga yapmak, müzik dinlemek, lezzetli yemekler...

* Sizi gülümseten başka neler var?

- Dans etmeye bayılıyorum. Ayrıca arkadaşlarıma ufak şakalar yapmayı severim. Daha çok da karşımdakini şaşırtacak zekice şakalar! Komedi grubu Monty Python’ı bu konuda çok başarılı buluyorum mesela...

MUTFAĞA GİRİP YEMEK YAPMAK BENİ MUTLU EDİYOR

* İnsanların duyunca şaşıracağı bir sırrınız var mı?

- Yemek yapmayı çok seviyorum. Tüm arkadaşlarımı eve toplayıp onlara değişik yemekler yapmak, küçük partiler vermek beni inanılmaz mutlu ediyor. Misafirlerimin zevkine göre balık ve et dahil her türlü yemeği yapabilirim. Hatta bu konuda iddialı olduğum bir tarifim var, çok iyi Panna Cotta yapıyorum. İnsanların duyunca şaşıracağı bir başka zevkim de seyahatten eve döner dönmez ayakkabılarımı çıkarıp çimlere basmak! Onca yorgunluktan sonra bana gerçekten çok iyi geliyor bu. Aynı şekilde bir ağaç altında oturup kitap okumaya da bayılırım. Açık havada ve doğada vakit geçirmek beni mutlu ediyor.

* Yemek ve mutfakla aranız bu kadar iyi madem, sizin en sevdiğiniz yemek hangisi?

- Yaşam dolu yemekleri, daha açık bir deyişle taze ve organik yiyecekleri seviyorum. Los Angeles’taki evimizde sebze yetiştirdiğim küçük bir alan var. Oradan topladığım ürünlerle yemek yapmak çok keyifli. Ben çocukken dedem de bahçede meyve ve sebze yetiştirir, anneannem dalından topladığı meyveleri bize yedirirdi. Alışkanlığım oradan geliyor olmalı...

UYKUNUN KIYMETİNİ YENİ YENİ ANLIYORUM

* Daha önceleri önemsemediğiniz, şimdi değerini anlamaya başladığınız şeyler var mı? 

- Var. Kesinlikle uyku! Bu aralar uyumaya çok fırsatım olmadığı için uykunun kıymetini yeni yeni anlıyorum.

* Gece gezmeleriyle aranız nasıl?

- Gece gezmesi demeyelim de gece eğlenceleri her zaman çok hoşuma gitmiştir; bu evimde verdiğim bir parti de olabilir. Bazen evde müzik açıp tek başıma dans ettiğim bile olur.

* Form sırlarınızı bizimle paylaşır mısınız?

- Çok sırrım var, nereden başlasam... Beslenme üzerine eğitim aldım, sağlıklı yaşam ve doğru beslenme konusunda sertifikalarım var. Bence hayat basit bir denge üzerine kurulu ve kendinize yasaklar koyarsanız canınız onu daha da ister. Her şeyde bir ölçü olması gerektiğine inanıyorum. Yediklerimin organik ve taze olmasına dikkat ederim. Hindistan cevizi ve yaban mersini gibi besin değeri yüksek meyveler favorimdir.

* Çoğunlukla hangi egzersizleri yapıyorsunuz?

- Yoga ve pilates vazgeçilmezim. Ayrıca yürüyüş yapmayı severim.

ÇOCUK PEŞİNDEN KOŞMAK EN BÜYÜK EGZERSİZ

* Ne sıklıkla egzersiz yapıyorsunuz?

- Seyahatlerimin sıklığından dolayı değişiyor ama yine de her gün en azından yarım saat yoga yapmaya çalışıyorum. Daha fazla vaktim olursa pilates ve esneme hareketlerini de fitness programıma alıyorum.

* Kendinizi spor yapmak için nasıl motive ediyorsunuz?

- Kesinlikle müzik! Ayrıca bir kere çalışmaya başlayınca gerisi kendiliğinden geliyor. Zor tarafı spor kıyafetlerini giyip egzersize başlamak! Bu aşamayı geçtikten sonrası kolay. Zaman zaman motivasyonum düşük olduğunda da bir arkadaşımla birlikte egzersiz yapmayı tercih ediyorum.

* Spor yapmayı hiç istemediğiniz anlar olmuyor mu?

- Oluyor tabii... O zaman da spordan sonra kendimi nasıl mutlu hissettiğimi düşünüyorum. Çok yoğun olduğu dönemlerde ve kendini yorgun hissettiğinde spora gitmek bazen işkenceye dönüşebiliyor. Ama spordan sonra hissettiğiniz o mutluluk duygusu her şeye değiyor. Spor yapmak kendimi mutlu ve pozitif hissetmemi sağlıyor. Salona gidemediğimde de yürüyebildiğim her yere yürüyerek gidiyorum. Los Angeles’ta oturduğum için bu konuda şanslıyım. Aynı şekilde New York’ta olduğum zamanlar da her yere yürürüm. Ayrıca oğlumun peşinde koşturmak zaten başlı başına bir egzersiz!

MELEKLERİN HEPSİ MUHTEŞEM

* Kampanya çekimleri nasıl geçti?

- Çok eğlendim. Tüm ekip çok tatlıydı ve bana çok yardımcı oldular. Ayrıca Rankin’in çalışmalarını da çok beğeniyorum. Çekimlerin çoğunu bir kerede aldık, bu yüzden ona “Tek seferde işi bitiren arkadaş” diyorum. Ürünlere zaten bayılıyorum! Seyahate giderken bavuluma ilk attığım şey kesinlikle bir çift EasyTone ayakkabı oluyor.

* Çoğu kadın sizin gibi bir vücuda sahip olmayı arzuluyor, peki siz kimin vücudunu beğeniyorsunuz?

- Etrafımda sürekli Victoria’s Secret modelleri var ve hepsinin vücudu muhteşem! Sadece birini seçmem imkansız!


MİRANDA KERR’DENGÜZELLİK TÜYOLARI

* Özel güzellik sırlarınız var mı?

- Var. Bazen dudak kremimi göz çevremde aydınlık bir görüntü vermesi için kullanıyorum. Ayrıca eğer yanınızda gerekli malzemeler yoksa ve yüzünüze canlı bir görünüm vermek istiyorsanız, elmacık kemiklerinize ufak dokunuşlarla kan dolaşımınızı hızlandırabilirsiniz. Bu, yanaklarınıza hafif bir pembelik verecektir.










hurriyet.com.tr

23 Mayıs 2012 Çarşamba

Buse Terim modellik yaptı



Buse Terim model oldu

Fatih Terim'in moda blog'u yazarı kızı Buse Terim, internette ürün satan morhipo.com için poz verdi. Birbirinden çarpıcı pozlar verip mankenlere taş çıkartan Buse Terim, böylece kariyerine modelliği de eklemiş oldu.




sabah.com.tr