Doğadan size gelen

Hadi bakalım Demet Akalın

This is default featured slide 2 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by Lasantha Bandara - Premiumbloggertemplates.com.

This is default featured slide 3 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by Lasantha Bandara - Premiumbloggertemplates.com.

This is default featured slide 4 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by Lasantha Bandara - Premiumbloggertemplates.com.

This is default featured slide 5 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by Lasantha Bandara - Premiumbloggertemplates.com.

ankara etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ankara etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Haziran 2012 Cumartesi

Bilmece





Bilmece

Prof. Dr. Murat Öncel'le olaylı boşanma davası süren Şahnaz Çakıralp, Reha Muhtar'la Ankara'ya gitti. İkilinin, samimi görüntüleri 'Yeni bir aşk mı?' dedirtti






Tıp dünyasının yakından tanıdığı Prof. Dr. Murat Öncel'le geçtiğimiz Ağustos'ta evlenen Şahnaz Çakıralp, sürpriz nikahı kadar olaylı bir şekilde süren boşanma davasıyla da gündem yarattı. Tarafların birbirlerini karşılıklı olarak 'ihanet' ve 'maddi olaylarla' suçladığı dava sürerken; Çakıralp cephesinden ilginç bir haber geldi. Bir süredir gazeteci Reha Muhtar ile sık sık görüştüğü söylenen Şahnaz Çakıralp, önceki günlerde Ankara'da düzenlenen bir ödül törenine de Muhtar'la birlikte gitti. Güzel oyuncu, Reha Muhtar'la çektirdiği fotoğrafı da; twitter ve instagram gibi sosyal paylaşım sitelerinde yayınladı. 






'ADINI ANMAM' 
Bu fotoğrafların ardından Şahnaz Çakıralp ile Reha Muhtar arasında yeni bir aşkın olup olmadığı merak konusu oldu. Prof. Dr. Murat Öncel, "Boşanmak üzere olduğum kişinin adını bile duymak istemiyorum" diyerek olayla ilgili yorumsuz kaldı. Bu arada Reha Muhtar, geçtiğimiz yıllarda Nilüfer ve Gülşen gibi ünlü kadınlarla yaşadığı aşklarla magazin gündemine gelmişti. 


İHANETLE SUÇLAMIŞTI
Şahnaz Çakıralp'in Reha Muhtar'la aşk yaşayıp yaşamadığı merak konusu olurken; güzel oyuncu, Prof. Dr. Murat Öncel'e açtığı boşanma davasında eşini ihanetle suçlamıştı. Öncel'den yüklü miktarda tazminat istediği bilinen Çakıralp, "Eşim, beni maddi zarara uğrattı" açıklamaları yapmıştı. 






Kaynak/takvim.com.tr

15 Nisan 2012 Pazar

28 Şubat soruşturması futbola sıçradı...



28 Şubat’a 3 ayaklı soruşturma

28 Şubat soruşturmasında, Devrimci Karargah davasının sanığı eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı’nın odasındaki kasetler, Kozmik Oda incelemesi ve Gölcük operasyonu dosyada delil oldu... Savcı Mustafa Bilgili, ilerleyen dönemlerde askeri, ekonomik ve siyasi boyutları da soruşturmaya dahil edecek.


Ankara Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcıvekilliği’nce başlatılan 28 Şubat soruşturmasının askerle sınırlı kalmayacağı, dönemin askeri yetkililerine yönelik gözaltı dalgalarınının ardından, soruşturmanın ekonomik ve siyasi boyutuna geçileceği öğrenildi. 1.5 yılı aşkın süredir üzerinde çalışıldığı belirtilen soruşturmaya dayanak oluşturan en önemli kanıtların ise Aralık 2010’da Gölcük Donanma Komutanlığı’nda bulunan belgeler, Savcı Mustafa Bilgili’nin çıkarttığı kararla Seferberlik Tetkik Kurulu’nun kozmik odalarında yapılan aramalarda ele geçirilen belge ve dokümanlarla, Devrimci Karargah davasının sanığı, eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı’nın Eskişehir’deki makamında bulunduğu belirtilen ses kasetlerinin olduğu ifade edildi.

Gölcük, Kozmik Oda, ses kasetleri
Alınan bilgiye göre, 28 Şubat soruşturması, Savcı Bilgili tarafından 3 sac ayağı üzerine oturtuldu. Bilgili, soruşturmaya, savcılığa gelen suç duyurularının yanı sıra, farklı soruşturmalarda ele geçirilen belgeler doğrultusunda başladı. Gölcük’teki Donanma Komutanlığı’nda döşemenin altında çıkan belgeler arasında çok sayıda 28 Şubat belgesi bulunması üzerine İstanbul Başsavcılığı, bu belgeleri Ankara’ya gönderdi. Belgelerin tasnifini yapan Bilgili’nin, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’a suikast iddiasıyla başlattığı, Seferberlik Tetkik Kurulu’nun kozmik odalarında Hakim Kadir Kayan’ın arama yapmasıyla boyutlanan soruşturmada da konuyla ilgili kritik belgelere ulaştığı ifade edildi.

Kasetlerdeki ayrıntılar
Son olarak, Hanefi Avcı’nın odasındaki aramada bulunduğu iddia edilen 30’a yakın teyp kasetinin büyük bölümünün, 28 Şubat döneminde yapıldığı anlaşılan bazı telefon görüşmelerine ait kayıtların ana soruşturma dosyasında yeraldığı iddia edildi. Avcı, aramanın kamuoyuna yansıması sonrasında odasında bu tür kasetlerin bulunmadığını bildirmişti. Buna karşılık, Devrimci Karargah iddianamesinde, polis tutanağına göre, kasetlerin Avcı’nın makamının dinlenme odasında siyah poşet içinde bulunduğu ifade edilmişti. İddianamede, kayıtların kimlere ait olduğu da ayrıntılarıyla anlatıldı. Siyasetçi, işadamı, gazeteci ve askerlere ait kayıtlarda özellikle 28 Şubat dönemine ilişkin bilgilerin yer aldığı ifade edildi. Ancak hukuki olup olmadığı bilinmeyen kayıtların soruşturma dosyasına “kanıt” olarak sunulup sunulmayacağı netleşmedi.

Kimler tanık, kimler şüpheli
 İddiaya göre, Bilgili, soruşturmanın askeri, ekonomik ve siyasi boyutlarının olmasını kararlaştırdıktan sonra her bir aşamada ifadesine başvurulması gereken isimleri belirledi. Kimlerin tanık, kimlerin şüpheli sıfatıyla savcılığa çağrılacağı planlandıktan sonra dönemin 4 Genelkurmay çalışanının ifadesine başvuruldu. Bu süreçte, Genelkurmay’la, elde edilen belgelerin doğruluğu konusunda da yazışmalar yapıldı. İddialara göre, soruşturmanın ilerleyen döneminde, askeri, siyasi ve ekonomik konularda şu gelişmeler yaşanabilecek:
ASKERİ BOYUT: Soruşturmaya, Batı Çalışma Grubu ve bu grubun çalışmaları ile başlandı. İlerleyen dönemde, BÇG’nin faaliyetlerinin kimin talimatı ile yapıldığı, BÇG’nin Milli GüvenlikKurulu mu yoksa Genelkurmay’ın bilgisiyle mi oluşturulduğu gibi değerlendirmeler üzerinden operasyonların sürdürüleceği belirtiliyor. BÇG faaliyetlerinin yanı sıra, askerlerin medya ile ilişkileri ve medyayı yönlendirmelerinin üzerine gidileceği, bu kapsamda, dönemin asker-medya ilişkilerinin inceleneceği ifade ediliyor.

Andıç ve Birdal’ın vurulması
Bu doğrultuda Genelkurmay’da Şemdin Sakık’ın ifadesine bazı gazetecilerin ve sivil toplum örgütü temsilcilerinin isimlerinin eklenerek basında yayımlanmasına yönelik “andıç” olayının üzerine gidileceği, yayımlanan ifadelerin ardından eski İHD Başkanı Akın Birdal’ın vurulmasının inceleneceği kaydediliyor. Soruşturmanın askeri boyutunda, medya, asker ve yargı organlarına verilen brifinglerin, özellikle yargıya yönelik verilen talimatların inceleneceği, bu doğrultuda hareket edilip edilmediğinin araştırılacağı öne sürülüyor. Soruşturmanın bu boyutunun, Sincan’da tankların yürütülmesinden, bazı toplumsal olayları askerin azmettirdiğine kadar uzanacağı, Fadime Şahin-Müslüm Gündüz-Ali Kalkancı olayı, Aczimendilerin eylemleri gibi olayların da araştırıldığı iddia ediliyor. 

Spor adamının ricası
EKONOMİK BOYUT: Soruşturmanın ekonomik boyutu kapsamında, ekonomik ortamın bozulması sağlanarak hükümetin yıpratılmasının değerlendirildiği bildirildi.Özellikle başta Türkbank ihalesi soruşturması olmak üzere bazı ekonomik boyutlu adli soruşturmaların mercek altına alındığı ifade edildi. Aynı çerçevede, bu dönemde futbol maçlarının canlı yayınlanmasıyla ilgili açılan ihalede ünlü bir spor adamının ricasıyla yüksek rütbeli bir komutanın devreye girmesi, yine bazı ihalelerde askerin aracı yapılması, bazı üst düzey komutanlar ile MİT mensuplarının borsadaki faaliyetleri, yasaklanan firmalara yönelik uygulamaların masaya yatırıldığı ifade edildi.
SİYASİ BOYUT: Soruşturmanın siyasi ayağını ise 28 şubat dönemindeki siyasi aktörlerin oluşturacağı ifade edildi. Bu noktada, 28 Şubat dönemiyle ilgili kamuoyuna yapılan açıklamalar, bu konuda medyanın oynadığı rolün değerlendirmeye alınacağı iddia edildi. Aynı dönemde istifa eden bazı milletvekillerinin baskıyla mı istifa ettirildiği, siyasilere yönelik şantaj ve komplo söz konusu olup olmadığı gibi konularda araştırmalar yapılacağı, hükümetin devrilmesi ve hükümeti kurma görevinin Mesut Yılmaz’a verilmesiyle sonuçlanan süreçte yaşananların incelendiği, asker-medya-siyaset üçgenindeki gelişmelerin değerlendirildiği ifade edildi.







Milliyet

14 Nisan 2012 Cumartesi

Kimler internet bağımlısı işte cevabı

KİMLER İNTERNET BAĞIMLISI

Uzmanlar, haftada 8 ila 40 saat arasında internete giren kişileri, bağımlı olarak nitelendiriyor. İnternet bağımlılarının yüzde 50'sinde ise başka bir psikiyatrik rahatsızlık bulunuyor.


Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikiyatri Kliniği'nden Doç. Dr. Tuncer Okay'ın, TBMM Bilişim ve İnternet Araştırma Komisyonu'na sunduğu “İnternet Bağımlılığı” başlıklı raporunda, “internet bağımlılığı” tanısı konulan kişilerin madde bağımlılığına olan yatkınlığının psikiyatri kliniklerinde başlıca araştırma konusu olduğu kaydedildi.

Ruh bilimci Kimberly Young'un, bilimsel literatürde kabul gören “internet bağımlılığı kriterleri”ne yer verilen raporda, internet bağımlılığının en yaygın türleri arasında pornografi tutkusunun ilk sıralarda yer aldığı görülürken, onu coşkun ve mantık dışı oyuntutkusu, sosyal medya aktiviteleri ve internet üzerinden sürekli alışveriş yapma ve kumar tutkusu izliyor.

YOUNG'UN PİK KRİTERLERİ

Raporda, Young'un “patolojik internet kullanımı” kriterlerini belirlerken, “başka yerde sınıflandırılmamış dürtü kontrol bozuklukları” başlığı altında yer alan “patolojik kumar oynama” kriterlerini temel aldığı vurgulanarak, “patolojik internet kullanımında Young;un PİK Kriterleri” şöyle sıralandı:

-İnternet ile ilgili aşırı zihinsel uğraş. (Sürekli olarak interneti düşünme, internette yapılan aktivitelerin hayalini kurma, internette yapılması planlanan bir sonraki etkinliği düşünme vb.)

-İstenilen keyfi almak için giderek daha fazla oranda internet kullanma ihtiyacı duyma.

-İnternet kullanımını kontrol etme, azaltma ya da tamamen bırakmaya yönelik başarısız girişimlerin olması.

-İnternet kullanımının azaltılması ya da tamamen kesilmesi durumunda huzursuzluk, çökkünlük ya da kızgınlık hissedilmesi.

-Başlangıçta planlanandan daha uzun süre internette kalma.

-Aşırı internet kullanımı nedeniyle aile, okul, iş ve arkadaş çevresiyle sorunlar yaşama, eğitim ve kariyer ile ilgili bir fırsatı tehlikeye atma ya da kaybetme.

-Başkalarına (aile, arkadaşlar, terapist vb.) internette kalma süresi ile ilgili yalan söyleme.

-İnterneti problemlerden kaçmak veya olumsuz duygulardan (çaresizlik, suçluluk, çökkünlük, kaygı) uzaklaşmak için kullanma.

ERGENLERDE İNTERNET KULLANIMI

2000'li yıllardan başlayarak ABD, Güney Kore ve bazı Avrupa ülkelerinde yataklı kliniklerde tedavi edilmeye çalışılan internet bağımlılığının, madde bağımlılığı tedavi yöntemleri kullanılarak tedavi edildiği ve internet bağımlılarının yüzde 38'inin zararlı madde bağımlısı da olduğu belirtildi.

Raporda, ergenlerde internet kullanımı oranlarına bakıldığında, Güney Kore gibi gelişmekte olan ülkelerin ABD gibi gelişmiş ülkelerin önünde olduğunun görüldüğü belirtildi. Buna göre; örneğin Amerika Birleşik Devletleri'nde 6-19 yaş arası kitle haftada ortama 16.7 saat internette zaman geçirirken, aynı yaş gurubu İngiltere'de haftada 20 saat, Güney Kore'de ise haftada 23 saat internette zaman geçiriyor.

Rapordaki istatistiki bilgilere göre, Avustralya'da ailelerin yüzde 91'inde internet kullanılırken, İngiltere'de 12–17 yaş arası ergenlerin yüzde 100'ünün evinde internet bağlantısı bulunuyor.

Raporda, internet bağımlıların yüzde 50'sinde başka bir psikiyatrik bozukluğun bulunduğunun saptandığı belirtilirken, internet bağımlısı olarak nitelendirilebilecek hastaların oranının toplam kullanıcıların yüzde 1.98 ile 3.5'i kadar olduğu, internet bağımlılığı açısından risk altında olabileceği düşünülen kullanıcıların oranının ise yüzde 8.68 ile 18.4 aralığında bulunduğu kaydedildi.

GERÇEK HAYATIN ASOSYALİ SANAL ALEMİN ARANAN YILDIZI

Raporda, gerçek hayatta göz teması bile kurmaktan imtina eden asosyal kişiliklerin internet ortamında sosyal iletişimlerini maksimum düzeye çıkarttıkları ve bunun karşılığında ödüllendirildikleri vurgulanarak, kişiye yarattığı “sanal imkanlar” şöyle özetlendi:
“Kim olmak istiyorsanız o olabilirsiniz (anonimite) ve uzak olmanın verdiği rahatlık. Bir grubun parçası olabilir ve 'gerçek hayat'ta olamayacak bir rolünüz olabilir. Diğer oyuncularla sosyal iletişiminiz oldukça ödüllendiricidir, 'iletişiminiz' artar. Gerçek dünyada olmayacak ilişkiler kurabilirsiniz. Göz kontağı kurmanıza gerek yoktur.”

Raporda, ortalama bir kullanıcının yaklaşık olarak haftada 2.5-3 saat internete bağlı kaldığı, PİK durumunda ise bu sürenin yaklaşık 8-40 saat arasında olduğu belirtildi ve haftada 8-40 saati bilgisayar başında geçiren kişinin hiç aralıksız 20 saate kadar bilgisayar başından kalkmayabileceği; patolojik kabul edilen bu durumda ise hastaya klinik tedavi yöntemlerinin uygulanması gerektiği anlatıldı.

ERKEKLER DAHA BAĞIMLI

“İnternet bağımlılığı, görece daha geç yaşlarda başlayan psikoaktif madde, alkol ve kumar bağımlılığının aksine daha erken yaşlarda başlıyor gibi gözükmektedir” denilen raporda, bağımlılığın iki cinsiyette de mevcut olduğu, ancak erkeklerde görülme sıklığının kızlardan 2 veya 3 kat daha fazla olduğunun tespit edildiği vurgulandı.

Raporda, internet bağımlılarının yüzde 38'inde aynı zamanda madde bağımlılığının tespit edildiği, yüzde 33'ünde duygu durum bozukluğu, yüzde 25'inde ise depresyon ve distimi görüldüğü belirtildi.

Bağımlılığın davranışsal olarak kendini en sık kompulsif alışveriş, kompulsif seks, patolojik kumar ve piromani olarak gösterdiği kaydedildi.
İnternet bağımlılığının sadece psikolojik değil, fiziksel rahatsızlıklara da yol açtığı bildirilirken, sıklıkla görülen fiziksel rahatsızlıklar arasında; obezite, karpal tünel sendromu, sırt ağrısı, postür bozuklukları, uzun süre bilgisayar başında kalmaya bağlı epileptik nöbet sayıldı.






Hürriyet