Doğadan size gelen

Hadi bakalım Demet Akalın

This is default featured slide 2 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by Lasantha Bandara - Premiumbloggertemplates.com.

This is default featured slide 3 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by Lasantha Bandara - Premiumbloggertemplates.com.

This is default featured slide 4 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by Lasantha Bandara - Premiumbloggertemplates.com.

This is default featured slide 5 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by Lasantha Bandara - Premiumbloggertemplates.com.

a etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
a etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Haziran 2012 Cuma

Zuhal Olcay'a hakaret cezası





Zuhal Olcay'a 'hakaret' cezası

İstanbul'da Caddebostan Kültür Merkezi'nde X-Ray'den sorumlu güvenlik görevlisi Gülnaz Akdoğan'a hakaret ettiği gerekçesiyle 2 yıla kadar hapis istemiyle yargılanan sanatçı Zuhal Olcay, 354 gün adli para cezasına çarptırıldı. Kadıköy 4. Sulh Ceza Mahkemesi, Olcay'a verilen cezayı günlüğü 30 liradan, 10 bin 620 lira adli para cezasına çevirdi. Olcay'ın cezasının hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına karar veren mahkeme, para cezasını da 24 taksite böldü. Gülnaz Akdoğan, güvenlik şeridinin altından geçtiği için durdurduğu Zuhal Olcay'ın kendisine, "Senin bu pis suratını görmek zorunda mıyım? Terbiyesiz" dediğini iddia ederek şikayetçi olmuştu.






sabah.com.tr

10 Haziran 2012 Pazar

Helin Avşar'a beraat




Helin Avşar'a beraat

Bir ajansın yayınladığı haber ve fotoğrafları, abonesiz ve izinsiz kendine ait internet sitesinde yayınlayan Helin Avşar, katıldığı duruşmada, "Üzerime atılan suçlamayı kabul etmiyorum. Suçsuzum. Uzlaşma talebim yok. Öncelikle beraatımı istiyorum" dedi. Söz konusu sitenin kapandığını belirten Helin Avşar, "Kurmuş olduğum sitede üniversite öğrencileri stajer olarak çalışıyorlardı. Onlar benim bilgim dışımda başka bir ajansa ait haberleri alıp kullanmışlar. Sitenin belirli bir çalışma merkezi yok. Çalışanlar evlerinden bilgisayarla siteye haber girerler" şeklinde ifade verdi. Avşar'ın savunmasını alan mahkeme heyeti suçsuz olduğu kanaat getirerek, beraatına kararı verdi. 








takvim.com.tr

9 Haziran 2012 Cumartesi

Rihanna haftaya Bodrum'da


Rİhanna haftaya Bodrum'da

Bir yıldız daha Bodrum'da boy gösterecek. Rihanna, Azeri işadamı Mübariz Mansimov'un Yalıkavak'ta bulunan marinasının 15 Haziran'daki açılışı için ülkemize gelecek. 



Mini konserinin ardından üç günlük mavi yolculuğa çıkacak olan Rihanna için, Mansimov'un özel bir yat yaptırdığı söyleniyor. 





takvim.com.tr

2 Haziran 2012 Cumartesi

Aşkın'a ayrılık yaradı



50 bin TL'ye başrolde

Haluk Bilginer’le ayrıldıktan sonra kızıyla soluğu İngiltere’nin başkenti Londra’daki evinde alan şarkıcı Aşkın Nur Yengi, Limon Yapım’ın Cadı Kazanı adlı yeni komedi dizi projesinde kamera karşısına geçecek


Oyunculuğa gençlik yıllarında ‘Olacak O Kadar’ ile başlayan ardından Dadı, Ömerçip, İstanbul’un Altınları gibi dizi ve filmlerde oynayan Yengi, Cadı Kazanı adlı dizide edebiyatçı olma hayalini canlı tutan Handan adlı bir kadını oynayacak. Dizi için Yengi bölüm başına 50 bin TL alacak.


KİM NE KADAR KAZANIYOR?


1- Nurgül Yeşilçay- 55 bin TL
2- Aşkın Nur Yengi- 50 bin TL
3- Beren Saat -45 bin TL
4- Tuba Büyüküstün- 40 bin TL
5- Meryem Uzerli- 15 bin TL




milliyet.com.tr

31 Mayıs 2012 Perşembe

Ali Taran'a Kitaplı gönderme



Ali Taran'a Kitaplı gönderme

"Kitap okumam, sinemaya gitmem" diyen Ali Taran'a eski eşi Ayşe Özyılmazel göndermede bulundu.


Ayşe Özyılmazel, önceki gün Bebek'te köpeği Mini'yi gezdirirken görüntülendi. Spor giyim tarzıyla dikkatleri üzerine çeken Özyılmazel’in neşeli halleri gözlerden kaçmadı. "Su Gibi Gel" şarkısının klip çekimlerinde rahatsızlanan Ayşe Özyılmazel, "Nazar değdi sanırım fakat şimdi daha iyiyim" dedi. Eski eşi için "Yolda Görsem konuşmam" sözleri hatırlatılınca, "Sonuçta okuyan insanlarız" arabasının arka koltuğunda bulunan kitapları göstererek Taran'a gönderme yaptı.






milliyet.com.tr

Seda Önder'den Demet Akalın'a ağır suçlama



Seda Önder'den Demet Akalın'a ağır suçlama

Seda Önder, 3 haftalık bebeğini düşürdüğünü açıklayan Demet Akalın'ı yalancılıkla suçladı!

Olayların kadını Demet Akalın, yine yapacağını yaptı. Geçtiğimiz hafta Kıbrıs'ta konser veren Akalın'a seyirciler pet şişe atmıştı. Gördüğü tepki karşısında morali bozulan seksi şarkıcı, daha birkaç haftalık bebeğini düşürdüğünü açıkladı.

Twitter'da kendisine pet şişe atanlara beddua eden Akalın'a bir darbe de kanlı bıçaklı olduğu eski vokalisti Seda Önder'den geldi. Önder, twitter'dan Demet Akalın'ın 'bebekle ilgili yalan söylediğini' yazarak herkesi şaşırttı.

'HERKESİ KANDIRMAYA DEVAM ET!'

DEMET AKALIN: Lanetim, bedduam beni üzenler için. Allah katında yeriniz yok. Belalar içinde boğulun... Doğmamış bebek katilleri!

SEDA ÖNDER: Allah belasını vermiş. Senden kurtulduğum için şükür. Senin öğrencindim, bana yutturamazsın. İnsanları kandırmaya devam et!


takvim.com.tr

30 Mayıs 2012 Çarşamba

Fettah Can'a yakında dava açacağım



Fettah Can'a yakında dava açacağım

Yeni albümü 'Yahşi Güzel'i çıkarmaya hazırlanan Brilliant Dadaşova, şarkı yazarı Fettah Can'ı dolandırıcılıkla suçladı

Daha önce ünlü sanatçı Zülfü Livaneli'nin daveti üzerine Türkiye'ye gelen ve onunla birlikte düet yapan Azeri şarkıcı Brilliant Dadaşova, yeni albümü 'Yahşi Güzel' ile müzikseverlerin karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Albümüyle ilgili ilginç açıklamalar yapan Dadaşova, aranjör Fettah Can tarafından dolandırıldığını ve olayın yargıya taşıyacağını söyledi.

18 BİN DOLARIMI ALDI 

Dadaşova, "Bu albüm için Fettah Can ile görüşmüş, bir şarkı ve beş aranje için kendisine 18 bin dolar ödemiştim. Üç yıldır ne şarkılarımı verdi, ne de telefonlarıma çıkıyor. Üstelik paramı da geri ödemedi" dedi. Fettah Can'la konuşmaya çalıştığını, hatta araya dostlarını soktuğunu söyleyen Dadaşova, şunları söyledi: "Kendisine sorulduğunda 'O zaman benimle çalışmak istemeseydi' diyormuş. Çalışmak istemem dolandırılacağım anlamına mı gelir? Fettah Can, hakkında dava açmamak için çok bekledim. Ama konuyu en kısa zamanda yargıya taşıyıp devlet başkanlarını da haberdar edeceğim."

DÜET BİR ALBÜM

'Azerbaycan'ın Ajda Pekkan'ı' olarak lanse edilen Dadaşova, Alihan Samedov ile düet bir albüm yaptı. Şarkıcı albümdeki 14 şarkıyı Samedov'la seslendirdi.


sabah.com.tr

27 Mayıs 2012 Pazar

Demet Akalın'a büyük şok..



Demet Akalın'a büyük şok!

Sanatçının Lefkoşa'da verdiği konser, sahneye pet şişe atılması yüzünden iptal edildi.

Yakın Doğu Üniversitesi (YDÜ) Bahar Şenlikleri kapsamında düzenlenen Demet Akalın konserinde olaylar çıktı.

Demet Akalın'a pet şişeli protesto Demet Akalın'a pet şişeli protesto,
Konser başladıktan kısa bir süre sonra bazı öğrenciler sahneye pet şişe fırlattı. Şişelerden biri Demet Akalın'a isabet etti. Bunun üzerine konser iptal edildi.

Olayları görüntülemeye çalışan BRT kameramanı Abdullah Suiçmez de kolundan yaralandı.



takvim.com.tr

25 Mayıs 2012 Cuma

Dans Aşkın'a yuva yıkıldı



Dans Aşkın'a yuva yıkıldı!

Aşkın Nur Yengi ve Haluk Bilginer'in 6 yıllık evlilikleri güzel şarkıcının 'dans tutkusu' yüzünden bitti. Yengi, 'Yok Böyle Dans'ta eşinin itirazına rağmen yarışınca; çiftin arası açıldı.

Magazin dünyasını sarsan bir boşanma haberi daha Aşkın Nur Yengi ile Haluk Bilginer'den geldi. Ünlü çift, Nazlım adında bir kız sahibi oldukları 6 yıllık evliliklerini bitirme kararı aldıklarını ilan etti. Açıklamanın ardından Bilginer'in oyuncu Evrim Alasya ile aşk yaşadığı iddiaları ortaya atıldı. Alasya ise aşkı kesin bir dille yalanladı.

SEKSİ FİGÜRLERİ OLAY YARATMIŞTI 

İmrenilerek bakılan evliliğin bitme nedeninin ise ihanet değil; Aşkın Nur Yengi'nin dans tutkusu olduğu ortaya çıktı. Söylentilere göre; Yengi ile Haluk Bilginer'in arası; şarkıcının 'Yok Böyle Dans'taki seksi şovlarından sonra açıldı. Yengi, Bilginer'in itirazlarına rağmen ekranda seksi figürler sergilemeye devam edince çiftin ilişkisinde geri dönülmez bir yola girildi.

KIZIYLA LONDRA TATİLİ

Aşkın Nur Yengi, boşanma kararını açıkladıktan sonra ilk iş olarak 6 yaşındaki kızı Nazlım ile Londra'ya gitti. Yengi, havalimanında soruları yanıtlamadı.

-Ortak bir açıklama yaparak ayrılıklarını duyuran çiftin, halen dostça görüştüğü söyleniyor.
-Haluk Bilginer, Zuhal Olcay ile evliyken 'Cesur Kuşku' dizisinde tanıştığı Aşkın Nur Yengi ile aşk yaşamaya başlamıştı.






sabah.com.tr

10 Mayıs 2012 Perşembe

Angelina Jolie ve Brad Pitt İstanbul'a Gelemiyor



“Kan ve Aşk” filminin Türkiye galasına katılmaya hazırlanan Angelina Jolie ve Brad Pitt, son anda gelişlerini iptal etti.

Angelina Jolie, ilk yönetmenlik denemesi “Kan ve Aşk”ın (In the Land of Blood and Honey) galası için pazartesi günü Brad Pitt’le birlikte Mars Entertainment’in davetlisi olarak Türkiye’ye gelecekti. Ancak ünlü çift, bu ziyareti iptal etti. Mars Entertainment Group CEO’su ve Kurucu Ortağı Muzaffer Yıldırım, çiftin Joline’nin yeni filminin çekimleri nedeniyle ziyareti iptal ettiğini açıkladı: “Angelina Jolie’yi Mars Entertaintment Group olarak ‘Kan ve Aşk’ filminin galasına davet ettik. Filmin Türkiye distribütörü Pinema’nin sahibi Pamir Demirtaş ile birlikte hareket edip Jolie ile bütün görüşmeler ve anlaşmaları tamamlandık. Kendisi, yönetmeni olduğu filmin galasına Brad Pitt ve filmin oyuncularından beş kişilik bir grupla 14 Mayıs’ta İstanbul’a geleceğini teyit etti. Otelde özel odası ayarlandı. Tüm güvenlik önlemleri alındı. İstanbul’da kalış süresince programı hazırlandı. After party için düzenlemeler yapıldı. Gala davetiyeleri basıldı ve gönderme aşamasına gelindiğinde, şu anda oynadığı başka bir filmin çekim programının günleri değiştiği için son anda üzülerek gelişlerini iptal etmek zorunda kaldıklarını bildirdi.”


Hürriyet

8 Mayıs 2012 Salı

Şahan Gökbakar'a barda küfür...





Şahan Gökbakar'a, gittiği barda bir grup "Gece vakti güneş gözlüğüyle oturmuş, artistlik yapıyor" diye laf attı; tartışma küfürleşmeye dönüştü

SATAŞANLARIN İÇİNDE KIZDA VAR

Bela geliyorum demez! Şahan Gökbakar, önceki gece bir arkadaşıyla Bebek'teki Lucca'daydı. İlerleyen dakikalarda yan masada oturan üç erkek, bir kızdan oluşan grup; komedyene laf attı. Grup Gökbakar'a, "Havaya bak, gece vakti güneş gözlüğüyle oturmuş, artistlik yapıyor" diyerek sataştı.

MÜDÜR KAYITSIZ KALDI

Gökbakar cevap verince olay büyüdü. İki masa arasında küfürleşme başladı. Garsonlar araya girerken Gökbakar, mekanın müdürünü çağırtıp, yan masanın mekandan atılmasını istedi. Oyuncu, isteği yerine getirilmeyince hesabı ödeyip mekanı terk etti.

İKİNCİ MEKAN GAYRETTEPE

Mekandan ayrılan Şahan Gökbakar, arkadaşıyla birlikte Gayrettepe'deki Masquerade isimli mekana geçip sabaha kadar eğlendi.


.

2 Mayıs 2012 Çarşamba

Sinem Kobal'a yeni aşk yakıştırması



Havada aşk kokusu

Sinem Kobal ile Tolgahan Sayışman'ın bir ödül törenindeki yakınlaşması; herkesin diline düştü. Davette birbirlerinden bir an olsun ayrılmayan ikilinin aşk dolu bakışları 'Yeni bir ilişki mi?' yorumlarına yol açtı...


SİNEM HAYATA DÖNDÜ

Evlilik planları yaptığı, uğruna kariyerinden vazgeçtiği Arda Turan'ın ihanetiyle sarsılan Sinem Kobal, hayata döndü! Önceki akşam düzenlenen Kral TV Müzik Ödülleri'ne katılan güzel oyuncu; şıklığıyla olduğu kadar Tolgahan Sayışman yakınlaşmasıyla da geceye damga vuran isimlerdendi. Sinem Kobal, ödül vermek için sahneye Sayışman ile birlikte çıktı.

DEMET'TEN ONAY ÇIKTI

Davet boyunca da birbirlerinden bir an olsun ayrılmadıkları konuşulan ikili, sahnede de hayli samimi görüntüler sergiledi. Demet Akalın'ın da birbirine çok yakıştırdığı Sinem Kobal ile Tolgahan Sayışman'ın birbirlerine telefon numaralarını verdiği öğrenildi. Sayışman; daha önce de Serenay Sarıkaya, Özge Ulusoy ve Merve Boluğur ile aşk yaşamıştı.

TWITTER'IN GÜNDEMi!

Birlikte ödül vermek için sahneye çıkan Sinem Kobal ile Tolgahan Sayışman için twitter'da; "Birbirlerine çok yakıştılar, aralarında aşk olursa çok güzel olur" gibi yorumlar yapıldı.




Takvim

26 Nisan 2012 Perşembe

Aziz Yıldırım'a ceza yok




'Şike' iddialarıyla ilgili ikinci ve daha kapsamlı incelemesini tamamlayan TFF Etik Kurulu, Aziz Yıldırım’ın şikeye karıştığına dair emare bulamadı.



Federasyonun, raporun kendisine ulaşmasından sonra kararını birkaç gün içinde açıklayacağı belirtilirken, iddialarla ilgili devam eden yargılamanın bir sonraki duruşması ise 30 Nisan’da.

3 Temmuz 2011’de başlayan 'şike' operasyonu ile ilgili TFF Etik Kurulu’nun hazırladığı kritik rapor tamamlandı.

Hazırladığı ilk raporda şikenin varolduğuna dair kanaati oluşan Etik Kurulu, dosya ve belgelerin tamamını inceledikten sonra durumun 'vahim' olmadığına karar verdi.

Konuyla ilgili haber, Vatan gazetesinde Tayfun bayındır imzası ve 'Yıldırım'a 'sıfır' ceza' başlığıyla çıktı.


Haberde, kurulun, tutuklu olan Fenerbahçe Muhasebe Müdürü Tamer Yelkovan dışındaki herkesin savunmalarını aldığı, Aziz Yıldırım’la da biri 4, diğeri 6 saat süren 2 görüşme yaptığı, ayrıca Şekip Mosturoğlu, Göksel Gümüşdağ, Serdal Adalı, Tayfur Havutçu, Ümit Karan gibi tahliye olmuş zanlıların da savunmalarının alındığı bilgisi verildi.

Haberde, 'Kurula yakın bir kaynak'tan alınan bilgiye dayandırılarak, Etik Kurulu’nda hakim olan görüşün “İlk raporu savcılığın gönderdiği belgeler ve tapelere dayanarak hazırlamıştık. Ancak yeni belgeler ve tapelerin tamamı gelince gördük ki, sahaya yansımış herhangi bir faaliyet yok" şeklinde olduğu ifade edildi.

Kulislerde konuşulan çarpıcı detaylar şunlar:


6 ay hapis yatan Beşiktaş Teknik Direktörü Tayfur Havutçu’nun TFF’ye ilk gönderilen belgelerde sadece 3 telefon konuşması yer alıyordu ve konuşmaların tamamı gözükmüyordu. Son gelen belgelerde ise Havutçu’nun toplam 35 telefon görüşmesi yer aldı ve Etik Kurulu yaptığı incelemede, konuşmaların tamamını inceleyerek “suç unsuru”na rastlayamadı.

Aziz Yıldırım’ın da Etik Kurulu üyelerine “Bu soruşturma şikeyi ortaya çıkarmak için değil, sadece beni durdurmak için yapıldı” söylemini tekrarladığı belirlenirken, karanlık noktaları aydınlatan Yıldırım’a “şike” sebebiyle isnat edilecek suç olmaması yüksek ihtimal haline geldi.. Örneğin şu an Metris’te yatan Tamer Yelkovan’ın savunmasının alınmama nedeni enteresan: Fenerbahçe Kulübü’nden dışarıya yapılan para ödemelerinin hepsi usülüne uygun ve belgeli.

Kurulun sadece İlhan Ekşioğlu - Ali Kıratlı ilişkisini çözmekte zorlandığı dile getiriliyor. Ancak herhangi bir para trafiğinin veya şike görüşmesinin içinde yer almaması Yıldırım’ın suçlamaların dışında kalmasını sağlıyor.

Kurulun raporuna göre karar verecek olan TFF’nin kulüpler ile kişileri ayırarak, kulüplere verilecek cezaya kendisinin karar vermesine; ancak kişilerin cezalarının Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu tarafından verilmesine kesin gözüyle bakılıyor. Hakkında şikeye karışmakla ilgili herhangi bir belge veya somut delil bulunamayan Aziz Yıldırım’ın eldeki dosyaya göre hak mahrumiyeti cezası alması bir hayli zor gözüküyor. Ancak Şike Davası içinde yer alan herkesin durumunun aynı olmadığı, PFDK’nın bazı isimlere ağır hak mahrumiyeti cezaları vereceği öne sürülüyor.





Milliyet

21 Nisan 2012 Cumartesi

KENAN İMİRZALIOĞLU UZUN SÜRE SONRA KONUŞTU BÖLÜM1





Ekranda reyting rekorları kıran ‘Ezel’ dizisinin ardından dinlenmek isteyen Kenan İmirzalıoğlu, reklam ve film işine ağırlık verdi. Osman Sınav imzalı ‘Uzun Hikaye’nin çekimleri dışında; Kip markasının yüzü olan oyuncu, uzun aradan sonra ilk kez GÜNAYDIN’a konuştu. Hem bir giyim markasıyla neden çalıştığını anlattı, hem sektöre bakışını…


İki sezon boyunca her pazartesi seni ekranda görmeye alıştık, özlettin kendini. Sende durum ne, ‘böyle iyiyim’ mi diyorsun?

Ben zaten iki sezonluk her çalışmanın arkasından böyle bir ara veriyorum. ‘Deli Yürek’ten sonra da ara verdim, ‘Alacakaranlık’tan sonra da, ‘Acı Hayat’tan sonra da. ‘Ezel’den sonra da öyle oldu.
 Yani ‘yüzümü dinlendireyim, Ezel’i unutturayım’ gibi bilinçli değil, gayet insani bir ihtiyaç mıydı seninki?İnsanlara iki yıl boyunca bir şeyler izlettiriyorsunuz, ondan sonra hemen koştur koştur yeni işe başlayıp ‘hadi şimdi buna inanın’ demek bana doğru gelmiyor açıkçası. Oradan kazanacağım para da beni pek cezbetmiyor. Yapanları yargılamıyorum ama ben böyle düşünüyorum.
CEP HEDE SAVAŞIYORSUN! 
 Bir şeyleri kaçırmış, sektörün uzağında kalmışsın gibi hissettirmiyor mu bu ara vermeler peki?Hiç öyle hissetmiyorum. Bu aralar çok iyi geliyor çünkü 90 dakika cenderesi hakikaten çok ağır. Dizi devam ederken özel hayatımıza, kendimizle ilgilenmeye vakit bulamıyoruz. Tekrar bir dizi projesiyle ekrana döneceğim zaman; tamam ‘inşallah iyi gider, herkesi heyecanlandırır’ diye düşünmenin yanı sıra, her hafta o 90 dakika gözümde büyümüyor da değil. Bunun daha insani koşullarda yapılması gerek artık. Hem işimi yapayım, hem hayata karışayım diyemiyorsun. Hayat geçmiş gitmiş oluyor.
 Bir dizide oynamanın maddi manevi kazandırdıkları kadar, kaybettirdikleri de var. İki sezon bir dizide oynarken neleri kaçırıyorsun?Cephede savaşıyorsun resmen! Sinema sektöründesin ama sinemaya bile gidemiyorsun, kitap okuyamıyorsun, tiyatro oyunu izleyemiyorsun. Setin gece bitmiş diyelim, sabah yine erkenden sette olman gerekiyor fakat sabah vücudun kalkmak istemiyor yataktan çünkü yorgunsun! Bir de ertesi günün sahnelerine çalışman gerek. Üstelik Ezel gibi bir karakteri oynuyorsan, düşün! ‘Yalan Dünya’ gibi olsa biz de eğleniriz fakat ağır dramatik olaylar var, büyük sahneler var, oyun içinde oyun var. Role inandırmak gibi bir derdin varsa bunları içselleştirmen gerek, önce senin inanman gerek. Bütün bunların içinden uyuduğun saati de çıkarırsan, Ezel karakteri aslında iki yıl boyunca Kenan’dan daha fazla yaşamış oluyor, en büyük kaybım bu işte.
 Hayat kaçtıktan sonra parayı ne yapayım diyorsun…Kesinlikle! Yaş ilerledikçe bunların daha çok farkına varıyorsun.
 Yaş ilerledikçe derken?37′yiz artık. Yolun yarısını devirince, daha bir farkına varıyorsun, değerlerin değişiyor.
ŞENER ŞEN’E BAKIN… 
 Ancak maddi anlamda doyunca ‘değer mi’ diye düşünmeye başlıyor insan, değil mi?İşin doğal süreci bu… İlk başta hiçbir şeyin yok ama enerjin var, maddi manevi açlığın var, hırsın var. Ayrıca ilk başladığımızda 90 dakika değildi bu işler… İlk başlarda sorgulamadan yapıyorduk belki de, sadece yapıyorduk… Fakat şimdi hakkıyla yapmamız lazım çünkü işlerimiz yurt dışına da satılıyor. Bunların kalitesinin yükselmesi için de tek ihtiyacımız olan zamanı kısaltmamız, ki oyuncular kendileriyle ilgilensin, kendini geliştirsin, hata yapmasın.
 Peki 37 yaşına gelip, jön klasmanından yavaş yavaş uzaklaşıyor olmak nasıl hissettiriyor?Hiç “Ben jönüm” diye çıkmadım ortaya, ben oyuncuyum! Böyle baktığında da, oyunculuk macerası devam eden bir iş, futbolculuk gibi değil. İşte Şener Şen… 70 yaşında, halen çok kıymetli bir oyuncu, halen herkes projesinde onun olmasını ister.
PARA KONUŞULUNCA BEREKETİ KAÇAR
 Yeni sezon için anlaşmayı yapmışsın bile. İzleyicileri neler bekliyor? Erken daha…
 Halihazırda bir senaryo var mı? Üzerinde konuştuğumuz bir proje var ama daha olgunlaşma aşamasında.
 Yeni sezondaki projen için 4 milyon dolarlık rakam telaffuz ediliyor; doğru mu diye soracağım ama… Biraz abartılı bir rakam. Bu işlerin ekonomisinin konuşulmasını doğru bulmuyorum, bereketi kaçar. (Gülüyor)
‘EZEL’İ UNUTTURMAK GİBİ BİR DERDİM YOK
‘Ezel’ sende nasıl bir iz bıraktı? Öyle etkili ve sıra dışı bir projeydi ki, o karakterden sıyrılıp kurtulmak mümkün oldu mu? 
Rolden sıyrıldık, artık geride kaldı o iş ama keyfi geride kalmış değil. Hâlâ ‘Ezel’i yapmanın gururunu ve keyfini yaşıyorum. Çünkü ‘Ezel’, kurgusuyla, rejisiyle, çekimiyle, kadrosuyla Türk televizyon sektörü için çok özel, çok önemli bir işti; çok özel bir takım kurulmuştu. İçinde olmasam da söylerdim bunu; çıtayı yükseltti o dizi. Onun rüzgarıyla da çok iyi işler yapılıyor.
KIYASLANMA KADERİM OLDU Sokaktaki insanlara unutturabilecek misin o karakteri?İnsanlara unutturmak gibi bir derdim yok, unutmasınlar zaten. (gülüyor)
 Yeni sezonda başka bir rol oynayacaksın; ya ‘Ezel’den izler ararlarsa, ‘Ezel’le karşılaştırırlarsa? 
İnsanlar muhakkak karşılaştıracak, öncekiyle kıyaslayacak… Hele de bizim toplumda karşılaştırmadan bir şeyin değerini belirlemek mümkün değil! Oysa ortada bir değer varsa karşılaştırma yapmadan o değerin adını koyalım. Zaten bu durum benim kaderim oldu, ‘Deli Yürek’ten beri hep sorulur: “Miroğlu ‘Deli Yürek’te çok dominanttı, onu unutturabilecek misin?” Bir sonraki yaptığın işte inandırıcı olursan, hikayen güçlüyse tabii ki unutturursun, ki bak şimdi ‘Ezel’i konuşuyoruz…
BIYIK İŞİ ZOR! Başka bir iş yapsaydın, yine bu kadar başarılı olur muydun?Olurdum. Neticede sevdiğim bir işi yapardım; sevince de yaparım.
 Boş zamanlarında ne yaparsın?Müzik dinlerim, spor yaparım, çiçeklerime bakarım.
 Çiçekler?İki bonzaim, bir gardenyam var. Bir yıldır çiçek almaya çalışıyorum ondan, hâlâ alamadım. Bir de annemin çeyiz çaydanlığının içinde yetiştirdiğim pembe menekşem var. Toprak çocuğuyum ben, köyde doğdum.
 Bıyığa alıştın mı?Pek konforlu bir durum değil açıkçası, zor. Rol icabı bıraktım.
 Sürekli elin gidiyor, buruyorsun…Gıdıklıyor çünkü!
GAZABI OLAN ÜÇ ŞEY: SERVET, ŞÖHRET VE ŞEHVET
 Şöhretle kafayı yememeyi, kendini kaybetmemeyi nasıl başarıyorsun?Şöhretli insanlar gazabı olan üç şeye sahiptir; servet, şöhret, şehvet. Bu üç tehlike hemen burnumuzun dibinde. Bunları dengede götürmek kolay değil. Bunun için, kendini Kaf dağının tepesine koymayacaksın, ‘işimi yapıyorum’ diye bakacaksın. Öbür türlüsü kolay taşınacak bir yük değil. Yaşadığım topraklar, inançlarım ve ailem beni korudu. Bedenimin aldığı iltifatlara kanıp ruhumu ihmal etmemeye çalışıyorum ben.
 Normal insanlar gibi yaşayamamak peki, ‘değer mi’ sorusunu sordurtuyor mu zaman zaman?
Elbette. Mesela daha önce yurt dışına kaçtığım zaman rahat ediyordum, şimdi o da kalmadı. Avustralya’ya gittim, plajda insanlarla çektirdiğim fotoğraflar ben gelmeden internete düştü, şaka gibi! Burada da “Kenan, kız arkadaşından ayrıldı; orada gününü gün ediyor’ diye yazdılar. Bence kimse Hollywood’da ünlü olmaya çalışmasın, kaçacak yer kalmayacak! (Gülüyor)
 Acıklı buluyor musun halini?Öyle hissediyorsan başka bir yol seçmelisin. Eğrisi doğrusuna denk geliyor; şöhret hayatı zorlaştırırken bir taraftan öyle içten sarılıp dua ediyorlar ki, kötü şeyler siliniyor. Yazık olacak bir durum yok.
DAHA OYNAYACAK BİR SÜRÜ DELİKANLI ROLÜ VAR
 Kıvanç Tatlıtuğ’la karşılaştırılmak rahatsız ediyor mu?
Bu yeni değil ki, bu işe başladığım günden beri hep birileriyle karşılaştırıldım. Hâlâ birileriyle karşılaştırılıyorsam, bu bir başarıdır.
 Kıvanç Tatlıtuğ’un gelişimini nasıl buluyorsun?Takdirle izliyorum. İşine emek veriyor ve karşılığını alıyor, seyirciler de bunu görüyor. Konuşuyoruz da… Beğendiğim bir sahnesi olduğunda arayıp tebrik ediyorum. Çok etkileyici bir yolculukta bence.
 ‘Tek tip rol’ün adamı eleştirilerine ne diyorsun?Ciddiye almıyorum.
 ’Delikanlı rollerin’ adamı olmaktan sıkılmadın mı? Böyle bir yakıştırmayı kabul etmiyorum çünkü daha oynanacak bir sürü delikanlı rolü var! Yan yana getirin koyun Miroğlu, ‘Yazı Tura’daki Hayalet Cevher, ‘Yandım Ali’deki Ali, Devran, Ezel… Bunların hepsi aynı adam mı?
 Hepsi de maço ve sert abiler aslında … Benden nasıl bir tip çıkarmayı bekliyorsunuz? (gülüyor)
 Reyting garantili oyuncu olmak nasıl bir his?
‘Reyting garanti’ mevzuuna çok katılmıyorum açıkçası, esas olan hikayedir. Ben her zaman şunu iddia ettim: Bir elin parmağı kadar üst lig oyuncusu lokomotifi götürür fakat raylar olmazsa lokomotif hiçbir yere gidemez. Raylar da bu işin senaryosu, hikayesidir.
“DERVİŞİ DE, SARHOŞU DA OYNARSIN BUNDAN SONRA”
 Hep ayakları yere sağlam basan biri mi oldun, bizim bilmediğimiz aşırılıkların, çılgınlıkların var mıdır?Genel olarak yoktur ama denemelerim oldu (gülüyor)
 Mesela?
Yani daha rahat davrandığım zamanlar oldu ama ertesi gün de pişman oldum. “Kenan sen bu değilsin, hiç zorlama oraları” dedim. Çünkü köyde bile, Mustafa’nın oğlu olarak asla küfür etmedim. Aslında oyuncunun özgür olması, yırtık olabilmesi lazım fakat hayat yolculuğunda oralarda hiç gezinmediyseniz, zorlanıyorsunuz. Mesela ‘Deli Yürek’te romantik bir sahne vardı, partnerimin saçını okşayacağım… Kızın saçını yolmuştum! O utangaçlıktan olamadı.
 Öpüşmedir, sevişmedir… Böyle sahnelerde peki?
Başlarda zorlanıyordum…
 Anne-babadan tepki?
Onu biz ‘Yazı Tura’da yaşadık… ‘Yazı Tura’nın galasına gelmişti bizimkiler, gidip amcamı uyarmıştım çünkü sevişme sahneleri var, kokain çekiyorum, acayip hareketler falan… Amcam da babama gidip “Abi film biraz karışıkmış, istersen gidelim” deyince, babam “Madem izlemeyecektik niye geldik!” diyor. Filmi izledik, ışıklar yandı, arkaya dönüp baktım: Bizimkiler el ele tutuşmuş, ‘yazık bu çocuklara’ diye ağlıyorlar. Yani bir RT ÜK kafasıyla bakmıyorlar. Zaten anneme anlatmıştım önceden hikayeyi, o da “Oğlum artık bu senin mesleğin, bu saatten sonra sarhoşu da oynarsın, dervişi de oynarsın” demişti.
JÖN DEĞİL OYUNCU OLMAK İSTEDİM
 Şu an çekimleri süren ‘Uzun Hikaye’de nasıl bir Kenan İmirzalıoğlu var?Buradaki adam Bulgaristan göçmeni… Şehir karmaşasında sahip olup da farkına varmadığımız, unuttuğumuz değerlere inanan, bütün fakirliği içerisinde küçücük şeylerle mutlu olan ve bunlarla etrafını da mutlu edebilen bir adam. Filmde de onun, karısı ve çocuklarıyla verdiği hayat mücadelesi anlatılıyor.