Doğadan size gelen

Hadi bakalım Demet Akalın

This is default featured slide 2 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by Lasantha Bandara - Premiumbloggertemplates.com.

This is default featured slide 3 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by Lasantha Bandara - Premiumbloggertemplates.com.

This is default featured slide 4 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by Lasantha Bandara - Premiumbloggertemplates.com.

This is default featured slide 5 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by Lasantha Bandara - Premiumbloggertemplates.com.

geri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
geri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Haziran 2012 Perşembe

Asena:''Bana hep kadınlar zarar verdi''





Bana hep kadınlar zarar verdi

Oryantal dansa getirdiği yorumla her zaman farklı bir kulvarda olan Asena, şimdi de 'Benzemez Kimse Sana' isimli yarışmada taklit yeteneğini konuşturuyor. Ünlü dansçı, erkeklerin egemen olduğu şov dünyasında ayakta kalmaya çalışırken, en çok kadınlardan darbe aldığını söylüyor


İlkokulun ilk üç yılını Almanya'da okuyan, Turizm ve Otelcilik Meslek Lisesi'nin ardından Marmara Üniversitesi Turizm ve Otelcilik bölümünden de mezun olan Asena, oryantal konusundaki başarısıyla tanındı. Dansın ardından müzikte de şansını deneyen Asena, son olarak 'Benzemez Kimse Sana' isimli yarışmayla kendinden söz ettiriyor. Ünlü dansçı, Elele dergisinden Ebru Güzel'e dansa geri dönüşünü, katıldığı yarışmayı ve özel hayatını anlattı. 






Sizi dansçılığınızla tanıdık. Ama şarkıcılık, televizyon hostesliği, modellik derken şimdi de 'Benzemez Kimse Sana' isimli yarışma programında yer alıyorsunuz.


Evet keyifli bir yarışma... 


Pek çok şey denediniz, peki asıl hayaliniz nedir?


Hayalim dünya çapında bir dansçı olmak. Grammy Ödül Töreni'nde sahneye çıkıp, dans etmek... 


Yurt dışına açılmanız için zamanında pek çok fırsatınız olmuştu...


Yurt dışına açılmak için çok iyi bir teklif gelmişti; İngiltere Kraliçesi beni yeğeninin düğününe çağırmıştı zamanında ama kullanamadım bu fırsatı. Külkedisiyim ben. 24.00'e kadar yaptın, yaptın; yapamadın, kabağa dönüştün. 


BEN AŞKA İNANMAM... 


2004'te dansa ara verme kararı almıştınız. Ne zaman yeniden dansa geri döndünüz? 


Ben dansa bu yıl geri döndüm. İnsanlar zaten sürekli olarak "Asena geri dön" diyordu. Ekstralara gittim hep. 


Erkek egemen bir dünyada var olabilmek zordur...


Benim mücadeleci bir ruhum var. Doğruysan ve işini iyi yapıyorsan her zaman varsın.





Erkeklere karşı bu anlamda bir savaş vermedin mi? 


Ben hayatımda erkeklerden değil, kadınlardan zarar gördüm. Bir erkek size kolay kolay zarar veremez. Hayatımda bana tek bir erkek zarar vermiştir! 


2004'te bir röportajınızda "Aşka inanmam" demiştiniz... 


Benim aşk anlayışım farklı olduğu için 'aşka inanmam' demiştim. Ben sevgiye inanırım. 


Biraz açar mısınız?


Biriyle ilk karşılaştığınız an bazen çok güçlü bir şey hissedersiniz. O hissettiğiniz şey "Bu benim adamım" gibi bir duyguysa, o evleneceğiniz erkektir. Ben buna benzer bir şey hissetmemiştim. 'Aşka inanmam' derken bunu anlatmak istemiştim aslında. 


İlişkileriniz de uzun ömürlü olmuş..


Her ilişkim üç-dört yıl sürdü ama demin dediğim anlamda bir aşk yoktu. Öyle olsa evlenirdim. Şu aralar böyle bir hissim var ama korkuyorum. 


Hem seksi hem de erkeksi bir haliniz var; iki uçta yaşıyor gibisiniz. Dengeyi bulamadığınız için mi, yoksa bilinçli olarak mı böyle bir imajınız var? 


Bu erkeksi imajdan hiç hoşlanmıyorum. Ben aslında güzel, seksi, alımlı bir kız olarak büyüdüm. Evin içinde böyleydim ama çocukluğumda babaannemle yalnız yaşadığımız için dışarıya karşı serttik. 



 




İKİ YILA ÇOCUK İSTİYORUM 


Peki, "Erkeksi bir imajım olduğu için evlenemedim" diyor musunuz? 


Tam tersine, böyle olduğum için çok evlenme teklifi aldım. Her erkek arkadaşım benimle evlenmek istedi. 


Neden peki? 


Çünkü o sert imaj dışarıda geçerli, evde kesinlikle öyle değil. Evde erkeğine düşkün, onun yemeği, içmesi, giyinmesiyle ilgilenen bir kadınım. Ama benim erkeğim de bana özenli, saygılı davranmıştır. İlişkimde ben haksızsam susarım, ondan da aynısını beklerim. 


Size saygı duyan ve seven bir eş bulma umudunuz yüzde kaç? 


Çok. Ben istesem var, neden olmasın ki? 


Yuva kurmak, çocuk sahibi olmak gibi bir hayaliniz var mı? 


Var ama 1-2 sene sonra.


MECBUREN ŞARKI SÖYLEDİM


Albümünüzü dinleyen bir Ekşi Sözlük yazarı, "Oryantalliğe falan devam etsin lütfen. Bize Hande Yener'ler, Demet Akalın'lar yetiyor" demiş... 


Albüm için yanlış dönemdi. Yanlış zaman, yanlış şarkı, yanlış seçim... 


Neden böyle bir albüm çıkarmak istemiştiniz? 


Dansa küstüğüm, çalışamadığım, nereye gidersem bir engelle karşılaştığım bir dönemdi. Yapacak bir şey aradım ve şarkıcılığı denedim. Şarkıcı olmak gibi bir hayalim yoktu aslına bakarsanız. Şarkıcılığı dediğim gibi mecburiyetler sonucu denedim. 


Hakkınızda yapılan olumsuz eleştiriler sizi incitir mi? 


Eğer kötü niyetliyse incitir. Eleştiri yıkıcı olmamalı. Bu kadar kötü niyetli yazılara neden engel olmuyorlar?




BECKHAM'I DA İÇ ÇAMAŞIRLI GÖRÜYORUZ


Sadece dansınızla değil, seksi pozlarınızla da tanındınız. Kadın bedeninin teşhir edilmesi hakkında ne düşünüyorsunuz? 


Aynı şey sadece kadınlar için değil; erkekler için de geçerli. David Beckham'ı da reklamlarda iç çamaşırlı olarak görüyoruz. Brad Pitt sadece iyi rol yaptığı için mi kadınlar tarafından bu kadar seviliyor? 


Bu durumu doğru mu buluyorsunuz? 


İki taraf için de aynı şeyin geçerli olduğunu söylüyorum. İnsan bir noktadan sonra madem bu kadar güzel bir şeye sahibim, neden bunu yapmayayım diyor. 


Sahne kostümleriniz de son derece cüretkar. Erkek arkadaşlarınız bundan rahatsız olmuyor mu? 


Elbise gibi dansöz giysileri giydim. Eski dansözlerde giysi yok üstlerinde. Ayrıca bundan rahatsızlık duyan benimle olmasın. 










sabah.com.tr

2 Haziran 2012 Cumartesi

Hülya Avşar komediyle dönüyor



AVŞAR KOMEDiYLE DÖNÜYOR


Etiler’deki Da Mario Restoran’da yemek yiyen Hülya Avşar, uzun bir tatilin ardından yeniden işe koyulacağını söyledi


Etiler’deki Da Mario Restoran’da yemek yiyen Hülya Avşar, uzun bir tatilin ardından yeniden işe koyulacağını söyledi. Avşar Kızı, kendi hayatından kesitler bulunan komedi filmi üzerinde çalışıyor.








milliyet.com.tr

14 Nisan 2012 Cumartesi

Mutluluk sebebim geri döndü


BİR ayrılıp bir barışan, birlikteliklerine en son 2 ay önce ara veren Kıvanç Tatlıtuğ ile Azra Akın, yeniden bir araya geldi.


Çift, önceki akşam Ortaköy trafiğinde objektiflere takıldı. Hollanda’da baş başa tatil yapan Tatlıtuğ ve Akın, dün İstanbul’a döndü. Etiler’deki bir pastaneden alışveriş yapan Tatlıtuğ, daha sonra sevgilisi Azra Akın’ı Bebek’teki evinden almaya gitti. Gazetecileri farkedince tekrar evine giren Akın, Tatlıtuğ’un kendisini araması üzerine dışarı çıktı. İkili, bu kez hafta sonu yoğun olan sahil trafiğine takıldı. Flaşların patlamasıyla birlikte çift aracın güneşliklerini indirirken, camda bulunan güller dikkatlerden kaçmadı. Uzun süre Etiler sokaklarında gazetecilerle köşe kapmaca oynayan çift, gecenin sonunda Yılmaz Erdoğan’ın Levent’teki evine gitti. Akın, Tatlıtuğ’la barışmasını Twitter’dan “Mutluluk sebebim geri döndü” diye duyurdu. İkilinin bu kez evlilik hazırlığı yaptığı konuşuluyor.






HÜrriyet

7 Nisan 2012 Cumartesi

Titanik







Titanik


1
35


Vizyon tarihi: 20 Şubat 1998
Sinemada tekrar gösterime girme tarihi 6 Nisan 2012

Yönetmen: James Cameron
Oyuncular: Leonardo DiCaprio, Kate Winslet, Billy Zane,

Orijinal adı Titanic
uzun metrajlı film ABD . Tür Dram , Romantik
Süre: 210 dk Yapım yılı: 1997
Dağıtımcı: Tiglon
Özet: Dünyanın hatırlamak istemediği türden felaketlerden olan 'Titanik faciası', dev prodüksiyonların yönetmeni James Cameron tarafından çekilen görkemli bir film.
Teknolojinin son sürat ilerlediği bir dönemde, insanlar üstesinden gelemeyecekleri hiç bir sorun olamayacağına inanmaya başlamışlardır. 'Titanic' adlı dev transatlantik ise, insanlığın doğaya karşı gövde gösterisi gibidir. Bu 'Düşler Gemisi' nin yolcuları arasında Avrupa`da bir kaç yıl geçirdikten sonra Amerika`ya dönmekte olan, Jack adlı genç bir ressam ile nişanlısı ve annesiyle Philadelphia`ya giden Rose adlı genç bir kız da vardır. İki genç, şans eseri tanışacak, aralarındaki sınıf farkına aldırmaksızın birbirlerine yakınlaşacaktır. Bu arada doğa insanoğlunun günden güne artan kibirine bir nokta koymayı planlamaktadır. Yola çıkılmasından dört buçuk gün sonra, 10 Nisan 1912`de, Titanic iki saat kırk dakika süren ve sulara gömülmesiyle son bulan, hazin olayların başlamasına neden olacak buz dağına çarpacaktır.
James Cameron`un, seyirciye bir zaman makinesiyle yolculuk ettiği hissini uyandırırcasına gerçeğe yakın filmi 'Titanic', bugüne kadar yapılan en pahalı prodüksiyon ünvanına sahip. Tam 14 dalda Oscar adayı oldu ve 'En İyi Film' dahil 11 ödül kazandı. Ben-Hur`un 11 ödüllük rekorunuda egale etmiş oldu.

Efsanevi film 15 yıl sonra 3D teknolojisi ile 6 Nisan 2012'de yeniden sinemalara dönüyor.