Yüksek Topuklar: Öncelikle modayla tanışma hikayeniz nasıl başladı ve Amerika’da moda eğitimi almaya nasıl karar verdiniz?
Buse Terim: Modayla tanışmış gibi değil de sanki zaten
beraber doğmuşum gibi hissediyorum. Moda dünyasında New York trendlerin
belirlendiği, modanın emekleyip yürüyüp koşmaya başladığı bir şehir.
Ben de böyle büyülü bir yerde eğitim almak istedim. Ve New York Fashion
İnstitute of Technology’de Moda Pazarlama ve Satın Alma üzerine
eğitimimi tamamladım.
Yüksek Topuklar: BT blog fikri
‘haydi artık bende bir blog açayım’ diye mi oldu, yoksa her detayını
düşünüp bu günkü halini alması tesadüfi değil miydi?
Buse Terim: Planlanmadan, hayal gücümle temellerini
atmadan hayatımda herhangi bir proje ve fikrin içine girmek pek benim
karakterime uygun değil. Bu nedenle blog projem; benim de bir blogum
olsun yaklaşımından öte, üzerinde düşünülmüş ve planlanmış bir çalışma.
Yüksek Topuklar: Aslında yavaş
yavaş fenomen olma yolunda ilerliyorsunuz; her giydiğiniz, yaptığınız
her yorum takipçileriniz için çok önemli bir hale geldi, bu konuda ne
düşünüyorsunuz?
Buse Terim: Güzel tepkiler alıyorum ve bu, beni çok
mutlu ediyor. Yola çıkarken bu kadar ilgi göreceğimi tahmin etmemiştim.
Ancak blogum hem kişisel ilgi alanımdan hem de eğitimimden beslendiği
için ortaya iyi bir şeyler çıkacağını biliyordum. Ama yine de etki
alanımın kısa sürede bu kadar büyüyeceğini düşünmemiştim. İnsanlara
fikir vermek, kendimce bazı tavsiyelerde bulunmak ve bunların takip
edildiğini görmek gerçekten çok keyifli. Bu, kendime olan güvenimi ve
yaptığım işe olan saygımı pekiştiriyor. Aynı zamanda, daha iyi olmam
konusunda beni teşvik ediyor ve şevkle çalışmamı sağlıyor. Daha gidecek
çok yolum ve gerçekleştirmek istediğim hayallerim var. Bu yüzden de çok
çalışıyorum. Kendimi her gün yenilemek ve geliştirmek için uğraş
veriyorum.
Yüksek Topuklar: Gördüğümüz
kadarıyla artık insanlar sizin tasarımlarınızı ve BT markasını görmek
istiyorlar, tasarımcı kimliğinizle sizi görebilecek miyiz?
Buse Terim: Blogum, aklımdaki hayallerimin sadece bir
başlangıç noktası. Başlangıcımı ne kadar sağlam yaparsam kurduğum
hayallerime de o kadar sağlam ulaşabilirim diye düşünüyorum. Şu an
konsantrasyonumu blogumu profesyonelleştirmeye ve ekibimi kurmaya
yoğunlaştırıyorum. Önümüzdeki dönem planlarım arasında “Buse Terim”
markasını kurmak ve tasarım yapmak da var.
Yüksek Topuklar: Buse Terim bloguyla ilgilenmek dışında neler yapar?
Buse Terim: Her zaman kendini geliştirir ve merak eder :)
Yüksek Topuklar: Evde vakit geçirmeyi seviyor musunuz?
Buse Terim: Hem de en sevdiğim şeydir! :) Ailemle birlikte evde vakit geçirmek beni en mutlu ve en huzurlu kılan şeydir.
Yüksek Topuklar: Sizin moda editörlüğünü yaptığınız bir çekim görecek miyiz?
Buse Terim: Blogumda gördüğünüz çekimler bana ait.
Ancak kendi blogum dışında böyle bir çalışmam yok. Şimdilik daha çok
yolun başındayım ve kendimi geliştirmeye devam ediyorum. Önümüzdeki
dönemde farklı projeler elbette hayata geçirebilirim.
Yüksek Topuklar: Paris Fashion Week’i izlediniz, nasıl geçti?
Buse Terim: Paris Fashion Week her şeyiyle çok
büyüleyici geçti. Bizi gururla temsil eden Hakan Yıldırım ve Arzu Kaprol
çok başarılı defileler düzenledi. Yabancı basının ilgisi oldukça
fazlaydı. Moda dünyasının en önemli ismi olan Anna Wintour’u yakından
görme şansı buldum. Sokak modasına hayran kaldım. Gerçekten
fotoğraflarda gördüğümüz gibi şık, entel ve elegan insanlar vardı. Louis
Vuitton defilesindeki koleksiyon parçalarını defileden hemen sonra
yabancı basınla birlikte showroom’da görme fırsatı buldum ve koleksiyona
hayran kaldım.
Yüksek Topuklar: Sizi en çok etkileyen tasarımcı kimdi?
Buse Terim: Beni en çok etkileyen tasarımcı Alexander
McQueen’in ruhunu ve tarzını hala yaşatan Sarah Burton ve Louis
Vuitton’un tasarımcısı Marc Jacobs oldu. Marc Jacobs’ın New York’ta
‘’BOOK MARC’’ ismiyle sunduğu konsept mağazası bana modanın sonsuz
dünyası ve açabileceği diğer iş kollarıyla ilgili çok hoş bir esin
kaynağı olmuştur her zaman.
Yüksek Topuklar: Artık bizim de
İstanbul Fashion Week adı altında bir moda haftamız var sizce IFW’yi
Paris Fashion Week’ten ayıran en büyük farklılıklar neler?
Buse Terim: Paris Fashion Week hiçbir şekilde
aksamayan organizasyonuyla, içerik kalitesiyle, mekân görselleriyle
tıkır tıkır işleyen bir organizasyon modeli çizdi. IFW, Paris Moda
haftasına göre çok daha yeni bir oluşum. Ancak her sene hem içerik hem
de organizasyon olarak kendini geliştiriyor. IFW’nin hem İstanbul hem de
ülkemiz için önemli olduğunu düşünüyorum.
Yüksek Topuklar: Türkiye’de en çok beğendiğiniz modacılar kimler?
Buse Terim: Dilek Hanif, Arzu Kaprol, Hakan Yıldırım, Gamze Saraçoğlu, Simay Bülbül’ü çok beğeniyorum.
Yüksek Topuklar: Stil danışmanlığını yaptığınız ya da yapmak istediğiniz biri var mı?
Buse Terim: Şu anda babama stil danışmanlığı
yapıyorum. Ona bu konuda yardımcı olmak beni çok gururlandırıyor. Onun
sınavından geçtikten sonra bu konuda ilerlemeyi düşünüyorum.
Yüksek Topuklar: Sosyal Medya hakkında ne düşünüyorsunuz, işinizin PR kısmı olarak görebilir miyiz?
Buse Terim: Yeni keşfedilen, gelişecek ve daha da
değişip ilerleyecek bir alan sosyal medya. Benim ana işim sosyal medya,
işimin parçası değil.
Yüksek Topuklar: Artık biraz da futbola gelelim. Eğer babanız Fatih Terim olmasaydı tutacağınız takım değişir miydi?
Buse Terim: Tabii ki kimin kızı olduğum veya ailemin yapısı takımımı belirlerdi.
Yüksek Topuklar: Sporun hayatınızdaki yeri nedir? Bir dönem kayakla uğraşmıştınız.
Buse Terim: Spor hayatımda her zaman var olan bir
arkadaş. Evet, bir dönem milli kayakçıydım. Fakat ciddi sakatlıklar
geçirdiğim için bırakmak zorunda kaldım. Aynı dönemlerde çok severek
tenis de oynamıştım. Şimdi haftada üç defa düzenli egzersiz yaparak
vücudumu eğitiyorum.
Yüksek Topuklar: Galatasaray sizin için bir futbol takımı olmasının dışında neler hissettiriyor?
Buse Terim: Çocukluğum, ailem, anılarım, bir sürü ağabeyimin olması. Ailemin bir üyesi. Yaşamımın yarısı...
Yüksek Topuklar: Terim soyadının
getirdiği zorluklar elbet vardır ama bunun sizin işiniz için süreci
hızlandırdığı düşünüyor musunuz?
Buse Terim: Ben soyadımın bir zorluk değil sorumluluk
getirdiğini düşünüyorum. Elbette bu sorumluluklar hayatımı bazen
sınırlayabiliyor ama asla şikayetçi değilim. Babamın işi veya annemin
çalışmaları benim blogumla pek uymuyor ama elbette destekleri hayatımı
kolaylaştırıyor.