Doğadan size gelen

Hadi bakalım Demet Akalın

This is default featured slide 2 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by Lasantha Bandara - Premiumbloggertemplates.com.

This is default featured slide 3 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by Lasantha Bandara - Premiumbloggertemplates.com.

This is default featured slide 4 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by Lasantha Bandara - Premiumbloggertemplates.com.

This is default featured slide 5 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by Lasantha Bandara - Premiumbloggertemplates.com.

buse etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
buse etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Nisan 2012 Cumartesi

Buse Terim: ''Galatasaray benim ailem''






Blog tutmaya nasıl karar verdiniz?

Amerika'da okurken blog tutmaya başladım. Keşfettiğim şeyleri herkesle paylaşmak istiyordum. Bazı takip ettiğim yabancı siteler vardı, bu siteleri de inceleyerek daha farklı yerlere taşıdım blogumu. İlk başta profesyonel olarak başlamadım ama şimdi günde 20 bin ile 30 bin arasında kişi ziyaret ediyor.

Amerika'da ne üzerine eğitim aldınız?

4 sene New York'ta moda, tasarım ve yöneticilik üzerine eğitim aldım. Orası başka bir dünya o havayı solumak, insanların giyim tarzlarını incelemek, dergileri karıştırmak, sokakta yürümek bile, modayla ilgili insana farklı bir bakış açısı kazandırıyor. Derse giderken bile çok farklı şeyler keşfediyordum. Kendime birçok şey kattım hayatımın en önemli 4 senesini geçirdim.

New York'taki hayatınızı özlüyor musunuz?

Özlüyorum zaman zaman. New York'ta olduğum sürece Dolce Gabbana, Burberry'de staj yaptım. Türkiye'de ise Ralp Lauren'de ve Elle dergisinde staj yaptım. Türkiye'ye dönmeden önce bir sene New York'ta çalışmak istiyordum. Çalışma vizemi de almıştım. Sonra buraya dönmeye karar verdim.

Türkiye'ye dönme kararınızda ailenizin etkisi oldu mu?

Ablam da Amerika'da okuduğu için ailem bize biraz hasret kaldı. Ailem New York'ta çalışmamı, oradaki çalışma ortamımı görmemi çok istedi. Ama dönme kararımı desteklediler. Ailem her seçimimde, arkamdadır. Onlar olmasa bugünlere zor gelirdim. Yapmak istediğim hiçbir şeyi engellemediler. Blogumla ilgili de bana eleştirilerde bulunuyorlar. Blog konularımda onlarda var. Annemin hazırldığı sofraları, ablamın düğün detaylarını ve babamın gardırobunu blogumda paylaştım.

Bir de blogunuzda ünlülerin gardıroplarını incelediğiniz bir köşe var sanırım...

Aslında bu işin ucunu babam açtı bana. Normalde kimseye yapmayacağı bir şeydi... Güzel tepkiler alınca fenomen oldu.  Murat Boz, Burcu Esmersoy, Demet Akbağ'ın kıyafetlerini fotoğraflayarak blogumda paylaştım. Sırada Kıvanç Tatlıtuğ var, yeni bir eve taşınacakmış onu bekliyorum. Blogla özdeleşen bir bölüm oldu, magazine kaçmadan modayla özdeşleşen ne yapabilirim diye düşünürken gardıroplarını incelemeyi düşündüm.

Beş senelik planlarınız arasında neler var?

Kendi markamı kurmak istiyorum. Blogumu internet sitesi haline getirmek istiyorum.  Kendi markamı kurduktan sonra stil danışmanlığı yapmak istiyorum. Şu an babama stil danışmanlığı yapıyorum. Gelecekte bunu daha da geliştirmek istiyorum.

Babanız Fatih Terim memnun mu stil danışmalığınızdan?

Memnun gibi duruyor şimdilik. (gülüyor) Ona seçtiğim kıyafetlerden olumlu tepkiler alıyorum. Beğendiğim ve giymesini istediğim her şeyi kabul ediyor. O yüzden bende beğendiğini düşünüyorum.

Kendi stilinizi nasıl tanımlıyorsunuz?

Yerine göre spor, yerine göre şık olarak tanımlıyorum. Vücuduma olmayacak kıyafetleri zorlayamam giymek için... İlla bir kıyafet moda diye vücuduma uygun değilse giymem.

Ünlü bir babanın kızı olmanın avantajları ve dezavanatajları neler?

Hayatıma getirdiği dezavantajları, büyük bir sorumluluk olarak değiştiriyorum. Bazen bazı şeylere çok dikkat etmek zorundasınız. Babamın kızı olmak büyük bir gurur her zaman bunu söyleyeceğim. Terim soyadını taşıdığım için çok mutluyum. Bu sorumlulukları elimden geldiğince taşımaya çalışıyorum.

 Kızı Buse Terim'in gözünden Fatih Bey'i dinleyecek olursak...

Babamı anlatacak kelime bulanıyorum. Dışardan görünen Fatih Terim'in dışında benim gözümde gördüğüm bir babayı anlatmaya kelime yetmiyor. Keşke her baba onun gibi olsa. Çok şefkatli, naif, çok iyi niyetli, anlayışlı ve iyi kalpli bir baba. Yeri geldiği zaman tabiiki sert, kendi yanlışını doğrusunu anlatabilen bir baba... O yüzden onun kızı olmak bu hayatta benim en gurur duyduğum şey...

Koyu bir Galatasaray'lısınız. Galatasaray sizin için ne ifade ediyor?

Galatasaray hayatımın bir parçası. Günlük hayatımda yaptığım şeylerden biri haline geldi. Onunla birlikte yaşıyoruz. Aile olarak da çok heyecanlı yaşıyoruz sevgimizi. Galatasaray benim için her şey, ailem gibi...

Çocukluğunuzda babanızla ilgili sizi gülümseten bir anı var mı?

Babam kamplardan ya da maçlardan her geldiğinde beni kucağına alıp araba kullandırırdı. Hep omzuna ya da kucağına alırdı. Küçüklükten beri çok babacıydım. Babam  ''Seni hiç sırtımdan düşürmezdim'' diye anlatır.

Annenizle ilişkiniz nasıl peki?

Anneyle daha dost gibiyiz. Onunla daha çok sırlarımı paylaşırım. O en yakın arkadaşımız... Annemiz evimizin direği gibi. Daha geride dursa da babamı da bizi de çekip çeviren annem.

Ablanız Merve Hanım evlendikten sonra babanız size daha mı düşkün oldu?

Ablam gittikten sonra  babamın bana daha çok düşkün olacağını tahmin ediyordum. Ama hala ablam bizim evde gibi hiç öyle hissetmiyoruz. Eniştem de ailemizin bir parçası gibi...

Buse Terim’le Özel Röportaj!







Yüksek Topuklar: Öncelikle modayla tanışma hikayeniz nasıl başladı ve Amerika’da moda eğitimi almaya nasıl karar verdiniz?

Buse Terim: Modayla tanışmış gibi değil de sanki zaten beraber doğmuşum gibi hissediyorum. Moda dünyasında New York trendlerin belirlendiği, modanın emekleyip yürüyüp koşmaya başladığı bir şehir.  Ben de böyle büyülü bir yerde eğitim almak istedim. Ve New York Fashion İnstitute of Technology’de Moda Pazarlama ve Satın Alma üzerine eğitimimi tamamladım.

Yüksek Topuklar: BT blog fikri ‘haydi artık bende bir blog açayım’ diye mi oldu, yoksa her detayını düşünüp bu günkü halini alması tesadüfi değil miydi?

Buse Terim: Planlanmadan, hayal gücümle temellerini atmadan hayatımda herhangi bir proje ve fikrin içine girmek pek benim karakterime uygun değil. Bu nedenle blog projem; benim de bir blogum olsun yaklaşımından öte, üzerinde düşünülmüş ve planlanmış bir çalışma.

Yüksek Topuklar: Aslında yavaş yavaş fenomen olma yolunda ilerliyorsunuz; her giydiğiniz, yaptığınız her yorum takipçileriniz için çok önemli bir hale geldi, bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Buse Terim: Güzel tepkiler alıyorum ve bu, beni çok mutlu ediyor. Yola çıkarken bu kadar ilgi göreceğimi tahmin etmemiştim. Ancak blogum hem kişisel ilgi alanımdan hem de eğitimimden beslendiği için ortaya iyi bir şeyler çıkacağını biliyordum. Ama yine de etki alanımın kısa sürede bu kadar büyüyeceğini düşünmemiştim. İnsanlara fikir vermek, kendimce bazı tavsiyelerde bulunmak ve bunların takip edildiğini görmek gerçekten çok keyifli. Bu, kendime olan güvenimi ve yaptığım işe olan saygımı pekiştiriyor. Aynı zamanda,  daha iyi olmam konusunda beni teşvik ediyor ve şevkle çalışmamı sağlıyor. Daha gidecek çok yolum ve gerçekleştirmek istediğim hayallerim var. Bu yüzden de çok çalışıyorum. Kendimi her gün yenilemek ve geliştirmek için uğraş veriyorum.







Yüksek Topuklar: Gördüğümüz kadarıyla artık insanlar sizin tasarımlarınızı ve BT markasını görmek istiyorlar, tasarımcı kimliğinizle sizi görebilecek miyiz?

Buse Terim: Blogum, aklımdaki hayallerimin sadece bir başlangıç noktası. Başlangıcımı ne kadar sağlam yaparsam kurduğum hayallerime de o kadar sağlam ulaşabilirim diye düşünüyorum. Şu an konsantrasyonumu blogumu profesyonelleştirmeye ve ekibimi kurmaya yoğunlaştırıyorum. Önümüzdeki dönem planlarım arasında “Buse Terim” markasını kurmak ve tasarım yapmak da var.

Yüksek Topuklar: Buse Terim bloguyla ilgilenmek dışında neler yapar?

Buse Terim: Her zaman kendini geliştirir ve merak eder :)

Yüksek Topuklar: Evde vakit geçirmeyi seviyor musunuz?

Buse Terim: Hem de en sevdiğim şeydir! :) Ailemle birlikte evde vakit geçirmek beni en mutlu ve en huzurlu kılan şeydir.

Yüksek Topuklar: Sizin moda editörlüğünü yaptığınız bir çekim görecek miyiz?

Buse Terim: Blogumda gördüğünüz çekimler bana ait. Ancak kendi blogum dışında böyle bir çalışmam yok. Şimdilik daha çok yolun başındayım ve kendimi geliştirmeye devam ediyorum. Önümüzdeki dönemde farklı projeler elbette hayata geçirebilirim.

Yüksek Topuklar: Paris Fashion Week’i izlediniz, nasıl geçti?

Buse Terim: Paris Fashion Week her şeyiyle çok büyüleyici geçti. Bizi gururla temsil eden Hakan Yıldırım ve Arzu Kaprol çok başarılı defileler düzenledi. Yabancı basının ilgisi oldukça fazlaydı. Moda dünyasının en önemli ismi olan Anna Wintour’u yakından görme şansı buldum. Sokak modasına hayran kaldım. Gerçekten fotoğraflarda gördüğümüz gibi şık, entel ve elegan insanlar vardı. Louis Vuitton defilesindeki koleksiyon parçalarını defileden hemen sonra yabancı basınla birlikte showroom’da görme fırsatı buldum ve koleksiyona hayran kaldım.

Buse Terim

Yüksek Topuklar: Sizi en çok etkileyen tasarımcı kimdi?

Buse Terim: Beni en çok etkileyen tasarımcı Alexander McQueen’in ruhunu ve tarzını hala yaşatan Sarah Burton ve Louis Vuitton’un tasarımcısı Marc Jacobs oldu. Marc Jacobs’ın New York’ta ‘’BOOK MARC’’  ismiyle sunduğu konsept mağazası bana modanın sonsuz dünyası ve açabileceği diğer iş kollarıyla ilgili çok hoş bir esin kaynağı olmuştur her zaman. 

Yüksek Topuklar: Artık bizim de İstanbul Fashion Week adı altında bir moda haftamız var sizce IFW’yi Paris Fashion Week’ten ayıran en büyük farklılıklar neler?

Buse Terim: Paris Fashion Week hiçbir şekilde aksamayan organizasyonuyla, içerik kalitesiyle, mekân görselleriyle tıkır tıkır işleyen bir organizasyon modeli çizdi. IFW, Paris Moda haftasına göre çok daha yeni bir oluşum. Ancak her sene hem içerik hem de organizasyon olarak kendini geliştiriyor. IFW’nin hem İstanbul hem de ülkemiz için önemli olduğunu düşünüyorum.

Yüksek Topuklar: Türkiye’de en çok beğendiğiniz modacılar kimler?

Buse Terim: Dilek Hanif, Arzu Kaprol, Hakan Yıldırım, Gamze Saraçoğlu, Simay Bülbül’ü çok beğeniyorum.

Yüksek Topuklar: Stil danışmanlığını yaptığınız ya da yapmak istediğiniz biri var mı?

Buse Terim: Şu anda babama stil danışmanlığı yapıyorum. Ona bu konuda yardımcı olmak beni çok gururlandırıyor. Onun sınavından geçtikten sonra bu konuda ilerlemeyi düşünüyorum.



Yüksek Topuklar: Sosyal Medya hakkında ne düşünüyorsunuz, işinizin PR kısmı olarak görebilir miyiz?

Buse Terim: Yeni keşfedilen, gelişecek ve daha da değişip ilerleyecek bir alan sosyal medya. Benim ana işim sosyal medya, işimin parçası değil.

Yüksek Topuklar: Artık biraz da futbola gelelim. Eğer babanız Fatih Terim olmasaydı tutacağınız takım değişir miydi?

Buse Terim: Tabii ki kimin kızı olduğum veya ailemin yapısı takımımı belirlerdi.

Yüksek Topuklar: Sporun hayatınızdaki yeri nedir? Bir dönem kayakla uğraşmıştınız.

Buse Terim: Spor hayatımda her zaman var olan bir arkadaş. Evet, bir dönem milli kayakçıydım. Fakat ciddi sakatlıklar geçirdiğim için bırakmak zorunda kaldım. Aynı dönemlerde çok severek tenis de oynamıştım. Şimdi haftada üç defa düzenli egzersiz yaparak vücudumu eğitiyorum.

Yüksek Topuklar: Galatasaray sizin için bir futbol takımı olmasının dışında neler hissettiriyor?

Buse Terim: Çocukluğum, ailem, anılarım, bir sürü ağabeyimin olması. Ailemin bir üyesi. Yaşamımın yarısı...

Yüksek Topuklar: Terim soyadının getirdiği zorluklar elbet vardır ama bunun sizin işiniz için süreci hızlandırdığı düşünüyor musunuz?

Buse Terim: Ben soyadımın bir zorluk değil sorumluluk getirdiğini düşünüyorum. Elbette bu sorumluluklar hayatımı bazen sınırlayabiliyor ama asla şikayetçi değilim. Babamın işi veya annemin çalışmaları benim blogumla pek uymuyor ama elbette destekleri hayatımı kolaylaştırıyor.