Fanilerle değil ilkelerle yürünür.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Çin gezisinin son gününde iç
politikaya döndü. Erdoğan, 2014’te kendisi dahil AK Partili bakan ve
vekillerin yeniden adaylığını engelleyen düzenleme için, “Koltuğa
oturanlar, kalkmak bilmiyor. Türkiye fanilerle değil, ilkelerle yürümeyi
öğrenmeli. Tayyip Erdoğan fanidir, öldü ne olacak? Öldüğü zaman ne
yapılacaksa vatandaşım onu yapsın” dedi. Erdoğan, MİT Müsteşarı Hakan
Fidan için de, “Sır küpüm, devletin sır küpü” ifadesini kullandı.
Erdoğan’ın sözleri şöyle:
Ak Parti’de 3 dönemden sonra yeniden seçilememe düzenlemesinin istikrarı bozacağı endişesi var. Değerlendirmeniz ne?
Değerli basın mensubu arkadaşlarımız yıllar yılı şunu yazdılar. Bu
koltuğa oturan bir daha kalkmayı bilmez. Biz partiyi kurarken bunu enine
boyuna konuştuk. Eskisi gibi mi olacağız. Partide hücre yenilemesi
yapacak mıyız? Kaldı ki bırakıp gitmiyoruz. Bir dönem dinleniyorsunuz.
Formumuzu muhafaza ediyoruz. Partimizde de hücre değişimini yapmak için
bu dönemde 160 arkadaşımızı aday yapmadık. Bize kan kaybettirmedi.
Gücümüzü çok daha artırarak devam ettik. Artık Türkiye fanilerle
yürümeyi değil, ilkelerle yürümeyi bilmeli. Tayyip Erdoğan
fani, öldü, ne olacak, öldüyse vatandaşım ne yapacaksa şimdi onu
yapsın. Olayı faniler üzerine bina etmeye çalışırsak hareket hiçbir
zaman beklediğimiz gücü kazanamaz. Süremiz dolduğunda partimiz bize
hangi misyonu biçtiyse öyle çalışacağız. Anadolu’yu gezer hallaç pamuğu
gibi atarız. Konferanslara, seminerlere katılırız. Ak Parti
en ideal kurumsallaşmasını yapan partidir. Kadın kolları, gençlik
kolları... Her ay 2-3 araştırma yapan bir parti var mı? Nerede eksik,
aksaklık var diye bakıyoruz. Gidermeye çalışıyoruz.
Kürt seçmenin oylarını alıyoruz
- BDP’nin son söylemlerini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bütün etnik yapıları kuşatan bir partiyiz. 60 civarında Kürt kökenli
milletvekili arkadaş var. Kabinemde 5 bakan arkadaşım Kürt. Süs eşyası
diye taşımıyorum. Bekir Bey (Bekir Bozdağ) Kürt’tür. Binali Bey (Binali
Yıldırım) bile bilmiyor. Böyle bir derdim yok. Derdimiz olmadığı için
rahatız. Birbirimize karşı olan sevgimiz aynı. Onların yaklaşımı, BDP
için, Kürt partisi yönünde. Biz onların o söyleminin yanlış olduğunu
söylüyoruz. Oylarını almak için yapıyorlar. Halbuki biz birinci derecede
Kürt seçmenin oylarını alıyoruz. Türkiye’nin partisiyiz. Ben Rizeliyim,
bana Laz diyorlar. Halbuki alakam yok. Nusret Bey (Bayraktar) Laz, ama
kimse onun öyle olduğunu bilmez. Kucaklayan parti olmamız ve bu yönde
çalışma yapmamız bizi yüzde 50’ye taşıdı. Yeni anayasada da biz gelin
bunu bir yere yerleştirelim, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı herkesi
kucaklasın. Burada rahatsız edici bir şey yok, öbürü rahatsız edici.
Burada ezber bozan bir mantık var, artık çözelim istiyoruz.
Bütün planlarımız yetişecek şekilde
- Cumhurbaşkanlığı eğitim yasasını onayladı. 17 milyon
öğrencinin ailesi uygulamanın önümüzdeki döneme yetişip yetişmediğini
merak ediyor. Yetişir mi?
Hiç endişeniz olmasın bütün planlarımız yetişecek şekilde yapılıyor.
Hiçbir sıkıntıya mahal bırakmadan ufak tefek bazı hususlar dışında
tereyağından kıl çeker gibi yoluna girecek.
- Anayasa Mahkemesi cumhurbaşkanlığı konusunda 7 yıllık görev süresini iptal ederse ne olur?
Yorumu Anayasa Mahkemesi kendi içinde yapacaktır. Yorum yapmadan bizim konuşmamız doğru olmaz.
- Çin’le ekonomik ilişkilerde bir ilerleme var mı?
Ekonomik ilişkilerin geliştirilmesinden yanalar. Boğaz köprüsü,
demiryolu ağı, nükleer enerji alanlarında işbirliğine girmek
istediklerini ifade ettiler. Temenni ederiz ki Çin sermayesinin Türkiye’ye gelmesini sağlamış oluruz.
Sır küpüm
- MİT Müsteşarı Hakan Fidan’la ilgili ifade kararı için soruşturma yaptırdığınız doğru mu?
MİT olayındaki gelişmelerde sessiz kalmak mümkün değil. Niye. Benim
malum nekahat dönemime rastlayan süreçti. Benim sır küpüm. Türkiye
Cumhuriyeti devletinin sır küpü. Türkiye’nin geleceğinin sır küpü.
Uluslararası alanda bu görevi yapanlar ajan olarak nitelendirilir.
Operasyon yapacakları zaman görevlendirmeyle devlet adına giderler. ABD, Rusya, Çin,
Batı ülkelerinin hepsinde var. İmralı’ya da gönderen benim, Oslo’ya da
gönderen benim. Niye, ortada bir problem var. Terör mücadelesinde
başarılı olmamız lazım. Bunun için bazı bilgi alışverişlerine sahip
olmamız lazım. Gazetelerde çıkanın hiçbirisi Müsteşarım tarafından
verilmiş söz değil, hepsi yalandır. Yazılı değildir. Konuşmalar
görüşmeler olmuştur, asla verilmiş sözler değildir. Bunu söyleyenler
siyasi menfaat elde eder miyiz, acaba ne devşirebiliriz gayreti içine
girmişlerdir. Gayretlerinden çok çok memnunum. Gerek öncesi, gerek
sonrasında ve şimdi, ülkeme çok şeyler kazandırdı. Müsteşar yardımcılığı
ve TİKA’nın başında olduğu zaman da iyiydi. İyi yetişmiş bir
bürokrattır. İnsan kıyma makinesi değiliz. Bu insan takdir edilmesi
gerekirken, bunu yemeye çalışan bazı mahfiller olmuştur. Ana muhalefet
partisi başta olmak üzere... Yargı, görevi olmayan bir alana girdi. Bu
konuda hakkı olmayan konumda kendini hissedince kusura bakmasın bizi
karşısında görür. Yargı, kendini yasamanın üzerinde göremez. 250
meselesinden Müsteşar’ı yargılama süreci içine sokmaya çalıştı. Bu
konuda ilk kez konuşuyorum.
Sınır ihlalinde gereken yapılır
- BM Güvenlik Konseyi’nin son kararı size ulaştı mı?
Artık Beşar’ın verdiği sözü yerine getirmediğini, muhalif kanadın
Kofi Annan’a verdikleri sözleri devam ettirdiklerini görüyoruz. BM’nin
konuya eğilmesi istikametinde bir karar çıkıyor. Biz bunu daha sıkı bir
şekilde takip etmek suretiyle çalışmalarımızı yürüteceğiz. Tarafımıza
gelen yaralılardan ölenlerin sayısı 4’e çıktı. Suriye tarafındaki ölü
rakamı 10 bine yaklaştı. Durumlar içler acısı. Kentlerin harap edilmesi,
insanların acımasızca öldürülmesi, annelerin gözlerinin önünde...
Bunları anlattım Çin
tarafına.
Durumu tasvip etmediklerini söylediler. Kendilerinin BM’de 8 veto
kararı olduğunu, 2 tanesinin Suriye ile ilgili olduğunu hatırlattım.
Bundan sonra da böyle bir yaklaşımın kolay kolay olmayacağını söyledim,
‘Hayır’ demediler. Döner dönmez Rusya
ile münasebetleri daha da sıklaştıracağız. Perşembe akşamı Suudi
Arabistan’a günübirlik bir seyahat yapacağız. Ondan sonra nasip olursa
kampları ziyaret edeceğim. Kampları yerinde görmeyi arzuluyorum. Yerinde
görmek istiyorum.
Zulme rıza zulümdür
- Suriye konusunda Türkiye’nin yaklaşımı ve pozisyonu, BM’ye bir karar aldırmak mı?
Bu başından beri kovaladığımız bir konu. Bu daha acil bir hale geldi.
Şimdiye kadar gelen sığınmacı sayısı 2’ye katlandı. Adeta patlama
noktasına geldi. Görüntüler var. Bu insanlar kaçarken vuruluyor. Öleni
var yaralananı var. Annelerin feryatları var. Evleri nasıl tarumar
ettiklerini, evlatlarının nasıl boğazlarının kesilerek öldürüldüğünü
anlattılar Kofi Annan’a. Birleşmiş Milletler
bunu takip etmeyecek de neyi takip edecek. Biz takip edeceğiz.
Türkiye’nin hassasiyeti bellidir. En üst seviyede ortaya koymamız ve BM
nezdinde takip etmemiz gerekir. Zulme rıza zulümdür, buna evet
diyemezsiniz. Halkını terörist olarak görüyorlar. Bu yaklaşımları
Beşar’ın yaklaşımıyla, ağzıyla konuştuklarını söyledim. Lütfen onların
ağzıyla konuşmayın. Ufacık bir çocuk, bebe, terörist olur mu? Bu sizin
dini değerlerinizle çatışır. Bizim değerlerimizde savunmasız bir insana
saldıramazsınız, vuramazsınız. Buna nasıl terörist dersiniz. Bunlar
halk. Halkın olduğu sokakta tankın ne işi var. Türkiye’nin Batı’nın
uşağı olduğu yönündeki gibi çok çirkin bir şey olmuştu. Esad, olayı çok
farklı bir zemine kaydırmak istiyor. Bunu (İranlı) dini lidere de
söyledim. ‘Bu savaş Arap milliyetçileriyle İslamcılar arasındaki
savaştır.’ Bakın Beşar böyle diyor. Bu tabloya bir değerlendirme
yapmadılar. Esad olayı farklı bir yere çekerek güya Arap ligini
dağıtmaya çalışacak.
5’inci madde görevi
- 1998’de Kara Kuvvetleri Komutanı Suriye’yi uyardı. Siz de aynı şekilde bir çıkış mı yaptınız?
Bu 98 olayından çok farklı, o zaman böyle bir şey olmamıştı. Olmadan
Atilla Paşa’nın öyle bir çıkışı olmuştu. Şimdi sınır ihlali olmuştur.
Dün de sınırımızı aşan silahlı saldırılar oldu. Uluslararası hukuk
açısından adeta işaret fişeğidir bu. Yapanın yanında kâr kalamaz.
Herhangi bir ülkenin şöyle böyle yaklaşımı bizi enterese etmez. Türkiye
Cumhuriyeti’nin kendine has bir tavrı vardır. Tarihte bu vardır. Türkiye
en az benzerlerinde ne yapıldıysa onu yapmak durumundadır. Suriye’den
gelen kardeşlerimize kapıyı asla kapatmayacağız. Suriye vurmaya devam
ederse neticelerine katlanmak durumundadır. BM toplanıp kararını almalı.
İstanbul’da bir araya gelen kurum ve kuruluşlar baskı yapıp kararı aldırmak zorundadır.
- En kötüsü ‘haklısınız’ deyip bir şey yapmamaları. İş bu noktaya geldiğinde Türkiye’nin opsiyonları nelerdir?
Opsiyonlar çok. Sınır ihlallerine karşı uluslararası hukuktan doğan
hakları olan bir ülke var. Sınırın ihlali sebebiyle alacağı tavır
karşısında yapacakları şey ortadadır. Bunların hepsi tartışılacak
meseleler. BM bunu da açıkladı. Sınır ihlali var dedi. Bunların hepsi
masaya yatırılacak konular. Bunların hepsi son görüşmelerimizi yapıp
adım atılacak konulardır. Ayrıca NATO’nun Türkiye’nin sınırlarıyla
ilgili görevleri var. 5’inci maddeye göre.
- Esad sonrası için Suriye’de durum ne olur. Baas rejimi devam eder diyorlar?
Baas rejimi şu anki mevcut yönetimle ayakta duruyor. Irak’ta Saddam’la birlikte çöktü, sadece kalıntıları var. Suriye’de de durumun aynı olduğu kanaatindeyim. Oradaki mezhep yapısı Irak’a göre çok daha farklı. Çok partili demokratik bir hayata hızla gireceğini bekliyorum.
Hürriyet