Doğadan size gelen

Hadi bakalım Demet Akalın

This is default featured slide 2 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by Lasantha Bandara - Premiumbloggertemplates.com.

This is default featured slide 3 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by Lasantha Bandara - Premiumbloggertemplates.com.

This is default featured slide 4 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by Lasantha Bandara - Premiumbloggertemplates.com.

This is default featured slide 5 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by Lasantha Bandara - Premiumbloggertemplates.com.

home etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
home etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Nisan 2012 Pazartesi

İstanbul'da yarın trafiğe kapalı olacak yollar



İstanbul'da yarın trafiğe kapalı yollar


Taksim Meydanı’nda kutlanacak olan ve 2 bini çevre illerden olmak üzere 20 bin polisin görev yapacağı 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nde saat 07.00’den itibaren trafiğe kapatılacak yollar ve alternatif güzergahlar belirlendi.

1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nde İstanbul’da 2 bini çevre illerden olmak üzere 20 bin polisin görev yapacağı belirtildi. İstanbul Emniyet Müdürlü tarafından yapılan yazılı açıklamayla yarın trafiğe kapatılacak yollar ve sürücülerin kullanabileceği alternatif güzergahlar hakkında da bilgi verildi.

Buna göre işte trafiğe kapatılacak yollar şöyle:

Yolcuzade İskender Caddesinden gelen akım Şişhane Meydan’ dan Okçumusa Caddesi, Bankalar Caddesine yönlendirilecek,

Abide-i Hürriyet Caddesine akım verilmeyecek, bu istikamete gelen akım Hürriyettepe Işıklardan Cevahir Otel istikametine yönlendirilecek. Darülacizeden Hürriyettepe Işıklar istikametine gelen akım ve Bomonti Dereden gelen akım Cevahir Otel önünden tekrar Darülacize Caddesine veya Bomonti yönüne yönlendirilecek.

Mecidiyeköy’den Halaskargazi Caddesine akım verilmeyecek, bu istikamete gelen akım Esentepe istikametine yönlendirilecek,

-Şişli yönüne giden akım, Ergenekon Caddesi, Kurtuluş Caddesi ve Dolapdereye yönlendirilecek,

-Dolmabahçe’den Gümüşsuyu’na ve Küçük Çiftlik’e akım verilmeyecek, bu istikamete gelen akım sahil yönünden Karaköy’e verilecek,

-Adilbaba (Maçka taksi) yönünden gelen akım Teşvikiye caddesine yönlendirilecek, Teşvikiye Caddesinden Mete Caddesine çıkan tünel kapalı tutulacak,

-Perşembe Pazarından ve Unkapanı’ndan gelen akım Şişhane’den kesilip Kasımpaşa yönüne yönlendirilecek, Tarlabaşı Bulvarına akım verilmeyecek,

-Kasımpaşa’dan gelen akım Unkapanı ve Perşembe pazarına mecburi olarak yönlendirilecek,

-Dolapdere’den Yedikuyular-Divan istikametine akım verilmeyecek, Dolapdere kavşağından (U) dönüşü yaptırılacak,

-Dolapdere Caddesinden Ömer Hayyam Caddesine akım verilmeyecek,

-Teşvikiye Caddesinden gelen akım Nişantaşı Kavşağından Rumeli Caddesine verilmeyip Valikonağı alt başa yönlendirilecek,

-Süleyman Seba Caddesinden gelen akım Bayıldım Caddesine verilmeyip sağa Teşvikiye Caddesine yönlendirilecek,

-Boğazkesen Caddesi trafiğe kapatılacak, gelen akım Karaköy istikametine mecburi yön yapılacak,

-Mebusan Yokuşu trafiğe kapatılacak, Karaköy istikametine doğru mecburi yön yapılacak,

-Sıraselviler Caddesinden gelen akım, Cihangir Firuzağa Meydan’dan kesilerek Boğazkesen istikametine yönlendirilecektir,

-Atatürk Bulvarı Ragıp Gümüşpala ayrımı-Ragıp Gümüşpala Caddesi Unkupanı ayrımı-Kadıköy İskelesi Önü Galata ayrımı- Ragıp Gümüşpala Caddesi Galata Köprüsü ayrımı ihtiyaç halinde kapatılacaktır,

-E-5 Kuzey ve Güneyden Mecidiyeköy giriş katılımları ihtiyaç halinde kapatılacaktır,

-Trafiğe kapalı olan caddeler; Mecidiyeköy Ortaklardan itibaren Halaskargazi Caddesi, Cumhuriyet Caddesi, Yedikuyular Caddesi, Tarlabaşı Bulvarı, Sıraselviler Caddesi, Gümüşsuyu Caddesi, Taşkışla Caddesi, Taşkışla Tünel, Rumeli Caddesi, Abdulhak Hamit Caddesi.

Öte yandan Taksim İlk Yardım ve Alman Hastanesi’ne giden ambulans ve hastaların Karaköy Firuzağa yönünü kullanacağı belirtildi. Kabataş-Taksim-Finüsüler sistemi, Taksim-Karaköy arası çalışan tren seferi, İstiklal Caddesi nostaljik tramvayı, Şişhane-Taksim-Osmanbey metro seferlerinin de iptal edildiği açıklandı.






Milliyet

25 Nisan 2012 Çarşamba

Süzer Plaza'da Yangın





Dolmabahçe'deki, Ritz-Carlton Oteli'nin bulunduğu Süzer Plaza'dan dumanlar yükseliyor.Binanın çatısını kaplayan dumanlar geniş bir alandan görülebiliyor. 



Yangın saat 14:30 sıralarında yangın çıktı. Olay yerine Beyoğlu, Şişli, Beşiktaş ve Fatih itfaiyelerinden araçlar çıktı. Çatıdaki yangına ilk müdahaleyi plaza çalışanları yaptı. Alevlerin çıktığı yangın itfaiyenin de gelmesiyle kısa sürede kontrol altına alındı. Binada bulunanlar yapılan ikazlarla dışarıya çıktı. Alevler söndürüldükten sonra itfaiye ekipleri soğutma çalışmaları yaptı. Palaza çalışanları çalışmaları endişeli gözlerle izledi.
İtfaiye ekiplerinin yaptığı ilk belirlemelere göre yangın, 30 katlı binanın havalandırma sisteminde çıktı. Yangınla ilgili bilgi veren Süzer Palaza Kurumsal İletişim Uzmanı İpek Uralcan, yangının itfaiye ekipleri olay yerine gelene kadar görevlilerce söndürüldüğünü söyledi. Yangın sırasında hiç panik yaşanmadığını belirten Uralcan, “ufak bir yangın hemen söndürüldü" dedi.

Yangının en üstteki kafeslerin olduğu yerde çalışma yapılırken çıktığını belirten Uralcan, “ Ama şu anda tamamen söndürüldü. Bakım çalışmaları sırasında çıktı. 30 katın üstü. Sadece duman çıktı. 10-15 dakika içinde kontrol altına alındı. İtfaiye geldiğinde söndürüldü zaten" dedi.


.


22 Nisan 2012 Pazar

13 İl Büyükşehir oluyor.



NUFUSU 750 BİNİ GEÇEN 13 İL BÜYÜKŞEHİR OLUYOR



Başbakan Tayyip Erdoğan, AK Partinin son MYK toplantısında ele alınan tasarının bir an önce yasalaşmasını istedi. İçişleri ve Maliye Bakanlığı’nın ortaklaşa hazırladığı tasarıya göre, daha önce açıklanan Aydın, Denizli, Muğla, Tekirdağ, Trabzon, Şanlıurfa, Kahramanmaraş, Balıkesir, Van, Manisa, Hatay, Malatya ve Mardin büyükşehir ilan edilecek. Böylece 29 il büyükşehir statüsünde olacak.


Ayrıntıları sordu

Nüfusu 750 bini aşan şehirlerin büyükşehir yapılmasına ilişkin yasa tasarısıyla ilgili çalışmalar tamamlandı. Geçtiğimiz pazartesi günü yapılan MYK toplantısında başbakana ayrıntılarıyla sunulan tasarıda, il sınırlarının büyükşehir belediye sınırı olarak esas alınması planlandı. Buna göre, şehirlerde gecekondulaşma ve afet riskine karşı makro planları uygulamak amacıyla yetki reformu yapılacak.


Gecekondu Önlenecek

İstanbul ve İzmit örneğinde olduğu gibi Türkiye genelinde illerin coğrafi sınırları, belediye sınırı kabul edilecek. Böylece büyük ölçekli imar planlarında il belediye meclislerinin kararları esas olacak. İlçe ve ilk kademe belediyeleri daha çok belirlenen makro plan içinde çalışacak. Ak Parti yöneticileri, “Birçok ilde gecekondular, kenar mahalleler oluşuyor. Bunları makro planlarla engelleyeceğiz. Çarpık kentleşmeyi önlemek amaçlanıyor. Sadece coğrafi büyüklüğü geniş olan Ankara gibi iller için özel statü yapabiliriz” dedi.






Hürriyet

20 Nisan 2012 Cuma

Yıldız: 2. nükleer santral ihalesine iki ay içerisinde karar vereceğiz

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, ''İkinci nükleer santral ihalesine iki ay içerisinde karar vereceğiz'' dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın resmi temaslarda bulunmak amacıyla Çin'e yaptığı ziyarete eşlik eden Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, basın mensuplarıyla yaptığı sohbette Türkiye'de gerçekleştirilecek, ikinci nükleer santral ihalesiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.
''İkinci nükleer santral ihalesine iki ay içerisinde karar vereceğiz'' diyen Bakan Yıldız, Türkiye'de yapılacak ikinci nükleer santral konusunda Güney Kore, Japon'ya Rusya ve Çin'in ön plana çıktığını belirterek, ''İkinci nükleer santrali Çin'in yapıp yapmayacağına bu gezide karar verilecek'' diye konuştu.
Bakan Yıldız, konuyla ilgili olarak Çin Enerji Bakanı ile bir görüşme yapacağını da bildirdi.
Zaman

18 Nisan 2012 Çarşamba

Gülen'in okullarına ABD'den kısıtlama



ABD'nin Tennessee eyalet senatosu devletten fon alan okullara yabancı öğretmen kısıtlaması getirdi.


Buna göre yabancı öğretmenler toplam kadronun sadece yüzde 3.5’ini oluşturabilecek. Yasanın ABD’deki Fettullah Gülen okullarını hedeflediği düşünülüyor. Zira yasayı öneren sivil toplum kuruluşunun üyesi Phyllis Schlafly bir makale yazarak ‘gizli işler çeviren ve güçlü İslamcı Türk okullarının ABD’de artan etkisine’ dikkat çekmişti. Gülen okullarının kadrosunun yaklaşık yüzde 10’unu Türkiye’den giden öğretmenler oluşturuyor. Bu ögretmenler daha önce de vize sorunları nedeniyle ulusal basında gündeme gelmişti.






.

Masum insanların katili:''Breivik Almanya'da Türk'leri öldürenlerle gurur duyuyorum''



Norveç'te 77 masum insanı katleden cani kin kusmaya devam ediyor.




Norveç'te geçen yıl 77 kişiyi öldüren aşırı sağcı Anders Behring Breivik, davasının ikinci gününde de şov yapmaya devam etti. Duruşma salonuna girdiğinde yine aşırı sağcı selamı veren Breivik, daha sonra müşteki yakınlarına da bir süre gülerek baktı. İlk duruşmada Müslümanların Avrupa'yı kuşatmasını engellemek için eylemlerini gerçekleştirdiğini söyleyen Breivik, "Umarım sözüm kesilmez. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra en çok ses getiren saldırıları düzenledim. Öldürdüklerim masum değildi. Yine olsa aynı eylemleri yapardım. Eylemler benim için intihar saldırısıydı ama öldürülmedim. Norveç'te faaliyet gösteren iki tane daha bağımsız aşırı sağ hücresi var. Onlar da saldırı hazırlığında. Beraatimi istiyorum" dedi. Almanya'da Türkleri öldüren aşırı sağcılarla gurur duyduğuna da söyleyen Brevik'in savunması propagandaya dönüşmemesi için canlı yayınlanmadı. Breivik'in, öldürdükleri arasında 17 yaşındaki Türk kızı Gizem Doğan da vardı.                                                                                            




Tek çözüm saldırganı astırmak diyen hakim azledildi.


Öte yandan davaya bakan 5 yargıçtan biri olan resepsiyonist Thomas Indrebö, Facebook sayfasına yazdığı "Tek çözüm saldırganı asmak" mesajından dolayı tarafsızlığını kaybettiği gerekçesiyle azledildi. Sıradan vatandaşların davalarda yargıç olabildiği Norveç'te idam cezası bulunmuyor. 10 hafta sürmesi beklenen davada Breivik'in akli dengesinin yerinde olup olmadığına karar verilecek. Cezai ehliyeti olduğu yönünde sonuç çıkarsa Breivik 21 yıl hapis cezası alacak, aksi takdirde akıl hastanesine yatırılacak.
















.










17 Nisan 2012 Salı

KPSS 2012 İçin yarın son gün (UNUTMAYIN)



2012 Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) Lisans başvuruları için yarın(18-Nisan) son gün.

2012 KPSS, lisans düzeyinde, 7-8 Temmuz tarihlerinde Cumartesi sabah, Cumartesi öğleden sonra, Pazar sabah ve Pazar öğleden sonra olmak üzere dört oturumda il merkezleri ile Lefkoşa'da yapılacak. Sınava, lisans mezunları ile bir lisans programından mezun olabilecek durumda olan adaylar girebilecek.

16 Nisan 2012 Pazartesi

AKP Oy kaybetti


12 Haziran 2011 seçimlerinden sonra seçmenlerin güvenini kazanarak aldığı oy oranını yüzde 53,7'ye kadar çıkaran Ak Parti, son yapılan ankette yüzde 49,6'lara kadar geriledi. Bu sonuçla AK Parti son seçimlerden sonra ilk kez oyunu yüzde 50'nin altını düşürdü.

ANDY-AR şirketi başkanı Faruk Acar'ın analizine göre başta 4+4+4 Eğitim sistemi’ni CHP’nin halka anlattığı kadarıyla olumsuz bir algı oluşturmuş olması ve daha sonra Suriye politikası ve doğalgaz, elektrik zamları ile açıklanması mümkün olabilir.

Neredeyse her konuda çok başarılı bir tanıtım kampanyası oluşturabilen Ak Parti, eğitim sisteminin neler getireceğini ve içeriğini halka tam olarak anlatamamış görünüyor..

ANDY-AR Araştırma şirketi tarafından yüz yüze görüşme yöntemi ile yapılan nakette verilen cevaplarda halkın Yeni Eğitim sistemi 4+4+4 içeriği hakkında halkın yüzde 56,6'sının bilgisi yok.

Bu sisteme karşı çıkanların oranı destekleyenlere nazaran yüksek çıkarken kısmen destekleyenler ise yüzde 9 civarında...

Bu konunun dışında ise seçmenlerin hükümetin Suriye konusundaki politikasından ve zamlardan hoşnut olmadığı gözüküyor

Faruk Acar'ın diğer partiler hakkındaki yorumu ise şöyle

CHP: 22,3

CHP’nin TBMM komisyonunda görüşmeleri sırasında kürsü işgali ve akabinde kavga ortamı ile gündemi biraz daha kullanabilmiş olduğu görülüyor

Her ne kadar Ak Parti’de gerileme yaşansa da CHP bu süreçten olumlu sonuç elde edememektedir. Eğitim konusunda muhalif tutumu ile kamuoyunu iyi kullanabilmiş olmasına rağmen hanesine artı puan kazandıramamıştır.

MHP:16,7

Ak Parti ve Chp arasında yaşanan bu süreci en iyi şekilde kullanabilmiş olan parti MHP olarak karşımıza çıkmaktadır. Öncelikli olarak 4+4+4 eğitimsistemine karşı, ancak tamamına muhalefet etmeyerek, Kur’an-ı Kerim ve Hz.Muhammed (S.A.V.) hayatının seçmeli ders olmasına verdiği destekile muhafazakar seçmen tabanında olumlu algı oluşturmayı başarmış olacak ki son araştırmamızda da MHP’nin yükselen trendi bu araştırmamızda da devam etmektedir.

Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı olmalı ancak;

2014 yılında gerçekleştirilecek olan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, Başbakan ve Ak Parti lideri R.Tayyip Erdoğan’ın parti tüzüğü gereği son dönemiolması nedeniyle siyaset sahnesi sürprizlere gebe iken, bu konunun sadece siyaset kulislerinde olmadığı ve halkında gündeminde yer aldığı görülüyor

R.Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olmasını destekleyen seçmenler, yoğun olarak diğer parti seçmenlerinden oluşurken, başka formül olmayacağını düşünenlerde azımsanmayacak düzeyde.

Mevcut Cumhurbaşkanlığının yetkileri artırılmış ve yarı başkanlık sistemine geçilmesi halinde, Başbakan R.Tayyip Erdoğan’ın destek oranı yüzde 60’lara kadar çıkmaktadır. Ancak mevcut sistem ile destek oranı oldukça, düşük seviyelerde görünmektedir. Bunun başlıca nedeni, Ak Parti’nin R.Tayyip Erdoğan’sız başarısız olacağı kanaatinin hakim olduğu görüşü tespit edilmiştir.










Gazetevatan

Çevik Bir'e tutuklama istemi



Özel yetkili Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekilliği'nin yürüttüğü 28 Şubat Soruşturması kapsamında aralarında Genelkurmay 2. Başkanı Emekli orgeneral Çevik Bir'in de bulunduğu 12 kişi tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi. Soruşturmada dün 9 kişi tutuklanmıştı.


İKİ EMEKLİ TUĞGENERALE TUTUKLAMA

Soruşturmada aralarında emekli tuğgeneraller Abdullah Kılıçarslan ve İdris Koralp'in de bulunduğu 9 kişi tutuklandı. Hakkında gözaltı kararı çıkan bir kişi de Ankara'da teslim oldu. Tutuklama talebiyle nöbetçi Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'ne sevk edilen 16 zanlıdan 7'si serbest bırakılırken, 9'u tutuklandı.


Tutuklananların kimlikleri şöyle:
“Emekli tuğgeneraller Abdullah Kılıçarslan, İdris Koralp; emekli kurmay albaylar Hüsnü Dağ, Sezai Kürşat Ökte; emekli albaylar Abdurrahman Yavuz Gürcüoğlu, İsrafil Aydın; emekli Binbaşı Salih Eryiğit; emekli yüzbaşılar Mustafa Babacan, Orhan Nalcıoğlu.”
Serbest bırakılanlar
Mahkeme, emekli kurmay albaylar Arslan Daştan, Ahmet Nazmi Solmaz; emekli Kıdemli Albay İbrahim Selman Yazıcı; emekli albaylar Mustafa Kemal Savcı, Mehmet Şinası Çalış; emekli binbaşı Ahmet Aka ve emekli Astsubay Başçavuş olduğu bildirilen Aydın Karaşahin'in serbest bırakılmasına karar verdi.

"Adalete güveniyoruz"
Serbest bırakılanlardan emekli Kurmay Albay Ahmet Nazmi Solmaz, “Adalete güveniyoruz” dedi.
Emekli Binbaşı Ahmet Aka da suçlu olmadığının adli makamlar tarafından da onaylandığını belirterek, Türk adaletine teşekkür etti.
Serbest kalan emekli Kurmay Albay Arslan Daştan, “Türk adaletine sonsuz güvenim var. Allah hepsinden razı olsun. Ankara Emniyeti'nden Allah razı olsun. Bize gösterdiği ilgiyi hiçbir zaman unutamam. Suçlamalarla hiç alakam yok. Hak yerini buldu, adalet yerini buldu” diye konuştu.
Sincan Cezaevine konuldular
Tutuklanan 9 kişi Sincan Cezaevi'ne konuldu.
Aralarında emekli tuğgeneraller Abdullah Kılıçarslan ve İdris Koralp'in de bulunduğu tutuklular, Ankara Emniyet Müdürlüğü'nden getirildikleri minibüslerle geniş güvenlik önlemleri altında adliyeden çıkarıldı.
Tutuklanan bazı sanıklar, adliye önünde bekleyen ailelerine el salladı. Bazı sanık yakınlarının ağladığı ve yakınlarına “Seni çok seviyoruz” diye bağırdıkları duyuldu.
Nöbetçi Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 100/3'ünde maddesinde sayılan suçlar kapsamında “kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösterir olgular ve şüphelilerin yurt dışına kaçma ihtimali göz önünde bulundurularak adli kontrolün yetersiz kalacağı” gerekçesiyle tutuklama kararı verdiği öğrenildi.
Çevik Bir adliyede
Soruşturma kapsamında Ankara Emniyet Müdürlüğü'nde işlemleri tamamlanan, aralarında eski Genelkurmay 2. Başkanı emekli Orgeneral Çevik Bir'in de bulunduğu 12 zanlı daha sabah saatlerinde adliyeye getirilmişti.
Emniyetteki işlemleri tamamlanan zanlılardan emekli Orgeneral Çevik Bir ve 5 kişi sağlık kontrolü için Gazi Mustafa Kemal Devlet Hastanesine, diğer 6 kişi ise Ulus Devlet Hastanesine götürüldü. Zanlılar, doktor kontrolünün ardından Ankara Adliyesi'ne getirildi. Burada sorgulanmaya başlanan 13 zanlıdan aralarında Çevik Bir'in de bulunduğu bazı zanlıların sorgusu sona erdi. Özel yetkili cumhuriyet savcıları, diğer zanlıları sorgulamaya devam ediyor.

Emekli Albay Çelebi teslim oldu
28 Şubat soruşturması kapsamında hakkında gözaltı kararı bulunan emekli Albay Serdar Çelebi Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne teslim oldu. Soruşturma kapsamında 31 kişi hakkında gözaltı kararı çıkarılmış, 28 kişi gözaltına alınmıştı.







Hürriyet

15 Nisan 2012 Pazar

Mümtazer Türköne: Ben intikam istiyorum


Zaman yazarı Mümtazer Türköne, bugünkü köşesinde 28 Şubat soruşturmasının başlamasını kaleme aldı. Türköne, soruşturmanın başlamasıyla birlikte gözaltına alınanlardan intikam duygularının alınmasını istedi. 

Mümtazer Türköne, 28 Şubatçılar için köşesinde şunları yazdı: "Benim gibi intikam duyguları ile son 15 yılı geçirenlerin yüreği soğusun. Ben intikam istiyorum. Hem de en şiddetlisini..."

İşte Türköne'nin yazısı...

İntikam duygularım


Hiçbiri kişisel bir sorun değildi benim için. 28 Şubat süreci devam ederken öfke doluydum.

Ülkemin maruz kaldığı muameleye isyan ediyordum. Tek tek bildiğim ve gördüğüm hikâyelerde, masum ve savunmasız insanlara yapılan haksızlıklara, zulümlere tahammül edemiyordum. Geri, ilkel bir devlet haline gelişimize kızıyordum. Kaba gücün hakim olmasına, entrikalarla, tezgâhlarla ortalığa nizam veren ahlâksızların sözünün geçer akçe haline gelmesine dayanamıyordum. İntikam duyguları ile doluydum; çünkü ülkeme ve gelecek nesillere karşı sorumluluk taşıyordum. Sorumluluğunuzun gereğini yerine getiremezseniz, öç alma duygularınız büyür. Ortada görülmemiş bir hesap dururken. Üstelik bir güzel ismi de "Müntakîm" olan Allah'a inanıyorum.Hâlâ aynı duygularla doluyum. 15 yıl boyunca, 28 Şubat'ın faillerine ve destekçilerine karşı intikam duyguları besledim. Bu hesabın ahir ömrümde kapanmayacağı endişesi, intikam duygularımı azaltmadı. 28 Şubat'ın anlı-şanlı generallerinin, sivil toplum bezirganlarının, anlı şanlı kalemlerinin insan içine çıkamayacak hale gelmesi, öfkemi dindirmedi.Ben rövanşın alınmasını istiyorum. Bu milletin âhının darbecilerde kalmamasını, intikamının alınmasını bekliyorum. İtiraf ediyorum: Darbeler tarihimizin en pespaye darbesinin mahkeme önüne gelmesi, bu ülkenin vatandaşı olarak beni mutlu ediyor. 28 Şubat döneminde devlet, ordu, medya, sendikalar işbirliği içinde dev bir suç örgütüne dönüştü. Bu suçların tamamının aydınlanmasını, suçluların en ağır cezalara çarptırılmasını bekliyorum. "Dar tutulsun", "cadı avına dönüşmesin" itirazlarına da bozuluyorum. Kim suç işlemişse, kim bu insan hakları katliamında rol almışsa karşılığını alsın. Müstehakını bulsun. Nereye uzanıyorsa gidilsin. Benim gibi intikam duyguları ile son 15 yılı geçirenlerin yüreği soğusun.Ben intikam istiyorum. Hem de en şiddetlisini... Neden mi? Çünkü Türkiye'nin şu rezil darbeler döneminin bir daha açılmayacak şekilde kapanmasını istiyorum. Elindeki silahı, üstündeki üniformayı, oturduğu makamı amacı dışında kullanan, çevresindekilerin gazı ile baştan çıkan zorba darbecilerden bu ülkenin artık kurtulması lâzım. Bana düşen darbecilere ve darbeye karşı öfkemi göstermekten ibaret. İntikam duygularımı görsünler, bu ülkeye ne kadar kötülük yaptıklarını, insanları nasıl çileden çıkardıklarını anlasınlar.Hepimizin intikam alma hakkı var. Meşrû ve insanî bir hak bu. Ben duygularımı ifade ederek intikamımı alıyorum. Doğrudan zarar görenler davaya müdahil olarak intikamlarını alacaklar. Hukuk devletinde yaşıyoruz. Bizim adımıza hesabı yargı soruyor. Bizim adımıza gözleri bağlı yargının devreye girmesi, doğal intikam duygularımız yüzünden. Hukukun en temel prensibidir: "İnsan kendi davasının yargıcı olamaz." Çünkü intikam duyguları ile ölçüyü kaçırır. Ben intikam duygusu ile hareket edeceğim, adalet dengeyi bulacak. Kararı ben değil yargıçlar verecek.28 Şubat, işbirlikçileri ile birlikte en geniş kadrolu darbe olarak yapıldı. Batı Çalışma Grubu etrafında savcılığın yürüttüğü soruşturma, devlet içinde oluşturulan bir çeteyi hedef alıyor. Tutuklamalar sanıldığı kadar genişlemez. Yasaları dolanıp ahlâk kurallarını çiğneyen bir sürü güç ve iktidar sahibi hâlâ hayatta. BÇG bir fitne ve fesat merkezi idi. Deşifre edilmesi işbirlikçilerinden oluşan geniş bir listeyi önümüze delilli-ispatlı olarak çıkartacak. Onları da kamuoyu yargılayacak.İntikam çok güçlü bir duygu. İnsanı diri ve tetikte tutuyor. Üstelik gözlerde çakmak çakmak biriken mağdurun öfkesi, haksızlık yapmaya niyet edenleri durduruyor.28 Şubat'ın rövanşı alınıyor. Ne güzel! Bu dünyada alacak verecek kalmıyor.














VATAN

Atatürk, Hitler'e neler yazmıştı?


Mustafa Armağan





Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 3 Nisan'da yaptığı grup toplantısında İsmet İnönü'nün Adolf Hitler'le samimi tebrikleşmelerini haber yapan bir gazeteyi ekranlara göstererek ona 'Führer'i kendi partinde ara' mesajını verdi.
Başbakan'ın 1930'lu yılları -Dersim ve İstiklal Mahkemeleri hariç- neredeyse hiç tartışma konusu yapmayışının tek bir gerekçesi olabilir: Meselenin ucunun, hassas bir nokta olan Atatürk'e değecek olması. Karşısındaki cepheyi genişletmek istemiyor besbelli. Bu nedenle eleştiriler 1930'ları es geçerek büyük ölçüde 1940'lar üzerinde yoğunlaşıyor.
Acaba 1930'lar (ve 1920'lerin ikinci yarısı) gerçekten de es geçilebilir yıllar mıdır? Bu dönemde demokrasi, hukuk ve ahlak adına eleştirilecek noktalar yok mudur? Ve eğer bir Tek Parti yönetimi kurulmuşsa bunun izini 1925'e kadar sürmek gerekmez mi?
Gerekir gerekmesine ama siyaset buna izin vermez. Lakin biz siyasetçi değiliz. Ve tarih gerçeği ortaya koymak durumunda. Ne var ki, Türkiye'de resmi tarihçiliğin esas işlevinin gerçeğin üzerindeki örtüyü açma değil, üzerini örtme olduğunu biliyoruz. Şunu bilelim ki, Hitler, yalnız İnönü ile değil, iktidara gelişinden sonra Gazi Mustafa Kemal'le de defalarca yazışmış, tebrikleşmişti. Bunda tuhaf bir taraf da yoktur, zira sonuçta iki devlet başkanının resmi yazışmalarıdır. Asıl tuhaf olan, bu yazışmalar üzerinde neden durulmadığı. Hitler'le yazışmak eğer sakıncalı bir şeyse, o zaman Atatürk'ün Hitler'le zaman zaman özel haberciler aracılığıyla devam eden mesajlaşmalarını nasıl yorumlayacağız?
İşte Bilal N. Şimşir'in "Atatürk ve Yabancı Devlet Adamları I" adlı kitabından Hitler-Atatürk mesajlaşmaları (TTK, 1993, s. 149-178; bazı kelimeler sadeleştirildi).
İlk doğrudan mesajı gönderen Atatürk oluyor: "Alman Devletinin en yüksek makamına seçilmeniz dolayısıyle en samimi tebriklerimi arzeylemekle bahtiyarım. Çok yüksek saygılarımın kabul buyurulmasını rica ederim." (21 Ağustos 1934)
5 gün sonra Berlin Büyükelçisi Hamdi Arpağ Hitler'i ziyaret ettiğini, Führer'in, Atatürk'ün taziye mesajına çok minnettar kaldığını ve teşekkürlerini ilettiğini yazmaktadır. 30 Ağustos günü Hitler, yazılı bir mesajla teşekkür eder. Ardından Cumhuriyet Bayramı'nı kutlayan Hitler'e cevap gelir: "En hararetli teşekkürlerimi ve şahsî saadetinizle Almanya'nın refahı hakkındaki temennilerimi kabul buyurmanızı rica ederim" (2 Kasım 1934). 23 Kasım'da bu defa Hitler'dir yazan: "Memleket(ler)imiz arasındaki münasebetleri üstürmek(?) ve ilerletmek ciddi uğraşım olacaktır."
4 Mart 1935'te Hitler, yeniden Cumhurbaşkanı seçilmesi üzerine Atatürk'ü tebrik eder. Ertesi günü Atatürk'ten teşekkür gelir. 2 Nisan'da Atatürk'ün yeni bir mesajını görürüz. Hitler, Reich Başkanlığı ve Reich Başbakanlığı'nı bir kanunla birleştirdiğini ve bu kanuna uyarak gücü ele aldığını bildirmektedir. Atatürk ise bundan "büyük sevinç" duymuştur: "Ekselâns, Sizi ülkenizin en büyük orununa geçmiş olmanızdan (dolayı) kutlarken, yurtlarımız arasındaki mutlu dostluk bağlarının korunmasını, berkitilmesini istediğinizin güvenini unutmayacağım."
Kitapta 217 numaralı belge, 1 Mayıs 1935 tarihini taşıyor. Yazan artık "Kamâl Atatürk"tür: "Alman Ulusal bayramı münasebetiyle Ekselânsınıza en ısı (samimi) tebriklerimle beraber özel gönenceniz ve asil Alman ulusunun genliği (refahı) hakkında beslediğim samimi dileklerimi sunarım." Hitler'den cevap gecikmez. 6 Mayıs tarihli mesajda teşekkür eder.
Milli bayramda tebrik mesajı
Bu arada Şimşir'in kitabında Hitler'in Atatürk'e yazdığı iki mektup nedense Türkçeye çevrilmeden bırakılmış. Bu mektuplarda bir büyükelçinin geri çekilip yerine yeni bir elçinin atanması söz konusu ediliyor ve bu vesileyle en yüksek saygılarımı ve en samimi dostluk duyguları iletiliyor. Dahası var. Bu defa 28 Ekim'de Hitler, Atatürk'ün Cumhuriyet Bayramı'nı kutlar, 3 gün sonra da Atatürk "hararetle" teşekkür eder. 30 Nisan 1936'daysa Atatürk Almanların millî bayramları münasebetiyle tebrik mesajı gönderir, gerek Hitler'in şahsî mutluluğu, gerekse Alman milletinin refahı hakkında samimi temennilerini bildirir. Ertesi günse Hitler teşekkür eder.
Aynı tebrikleşmeler 1936 ve 1937 yıllarında da devam eder. Bu arada Almanya'da Hitler'in yaptırdığı bir balon karaya inerken patlar. Atatürk hemen Hitler'e bir geçmiş olsun mesajı gönderir. Aynı gün (9 Mayıs 1937) Hitler'den teşekkür gelir.
Bu arada Berlin Büyükelçisi Hamdi Arpağ, Dışişleri Bakanlığı'na gönderdiği notta Atatürk'ün selamını ve imzalı bir resmini bizzat Hitler'e takdim ettiğini, resmin altına Atatürk'ün yazdığı yazıdan Hitler'in büyük bir memnuniyet duyduğunu ve Atatürk'e hayran olduğunu söylediğini yazar. Buna göre Hitler, "Türkiye'de hiçbir siyasi emelimiz yoktur ve olamaz. Dolayısıyla güzel ilişkilerde bulunmayı arzu eder ve bunu tabii görürüz" demiştir. (13 Temmuz). Nitekim bir ay sonra Hitler, Atatürk'ün kendisine resmini göndererek "kalbî temennilerini" bildirmesinden duyduğu memnuniyeti belirten mektubunu gönderir.
Atatürk 11 Ekim 1937 tarihli mektubunda, Hitler'in mektubundan duyduğu memnuniyeti şöyle bildirir: "Pek mütehassis olduğum bu nazikâne mukabelelerden ve bana, şahsî saadetleriyle Alman milletinin refahı hakkındaki samimi temennilerimi tekrar eylemek fırsatını verdiklerinden dolayı Ekselanslarına kalbî teşekkürlerimi arz ederken derin bir haz duymaktayım."
Kurtuluş ümidi bağışladınız
28 Ekim 1937'de Hitler Cumhuriyet Bayramı tebriğini gönderir. Atatürk ise cevaben şunu yazar: "Ekselanslarına teşekkürlerimi arzeder ve saadet ve afiyetleriyle Almanya'nın refahı hakkındaki samimi temennilerimin kabulünü rica ederim." 30 Nisan 1938'de Atatürk Almanya'nın milli bayramı dolayısıyla Hitler'i kutlarken 6 Temmuz günü Numan Menemencioğlu eliyle Hitler'e "selam, muhabbet ve şahsi takdir hislerini" gönderir. 29 Ekim'de Hitler, Cumhuriyet Bayramı'nı kutlar Atatürk'ün. Ertesi günü yazdığı cevaptaysa Atatürk, Hitler'e "hararetli teşekkürleri"ni sunar.
Ölümünden 10 gün önce yazılmış bu son mesajı, Atatürk'ün ölümü üzerine Hitler'in Meclis Başkanı Abdülhalik Renda'ya gönderdiği taziye mesajı takip eder. Bu mesajı beraber okuyalım:
"Ekselansları TBMM başkanına, tüm Türk halkına kendim ve Alman halkı adına Atatürk'ün vefatından ötürü derin üzüntülerimi iletirim. Kendisiyle birlikte büyük bir asker ve mükemmel bir devlet adamı ve tarihî bir kişiliği kaybettik. Kendisi yeni Türkiye "Reich"ının kurulmasına damgasını vurmuştur. Türkiye'nin varlığı nesiller boyu yaşayacaktır." (Kitapta tercüme edilmemiş olan bu mesajı çeviren Aynur Kırcı'ya teşekkür.)
Nitekim Berlin Büyükelçiliği'nin 11 Kasım tarihli mesajında Führer'in bir adamının, Kemalist Türkiye'nin kendilerine bir yıldız gibi kurtuluş ümidi bağışladığını söylediği belirtilecektir.
4 küsur yıl boyunca devam eden Atatürk-Hitler mektuplaşmalarının bilançosu böyle. Bundan sonra bana susmak düşecek. Gerçekler konuşunca hep olduğu gibi.








m.armagan@zaman.com.tr

Zaman

Kutlu Doğum, iktidar ve muhalefeti buluşturdu




Alemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sas)'in 'Kutlu Doğum'u, Başbakan Tayyip Erdoğan ile CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nu bir araya getirdi.


İki lider, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından İstanbul Sinan Erdem Kapalı Spor Salonu'nda düzenlenen Kutlu Doğum Haftası etkinliğine katıldı. Programda ilahiler söylendi ve Kur'an-ı Kerim okundu. Diyanet tarafından hazırlanan kardeşlik klibi izleyenlerden büyük alkış aldı. Hem Erdoğan hem de Kılıçdaroğlu, konuşmalarında Peygamber sevgisinin altını çizdi ve Efendimiz'in merhametinden örnekler verdi. "Çocuklarımızın artık okullarda seçmeli olarak Kur'an-ı Kerim'i, onun yanında Hazreti Peygamber'in hayatını öğrenecek olmaları, istikbalimiz adına, ülkemizin ve milletimizin geleceği adına hiç tartışmasız büyük bir fırsat." diyen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Böyle bir fırsatı sağlamanın, çocuklarımız için, aileleri için böyle bir imkânı ve zemini inşa etmenin bahtiyarlığı içindeyiz.'' dedi. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından organize edilen Kutlu Doğum Haftası açılış programı Sinan Erdem Spor Salonu'nda gerçekleştirildi. Programın açış konuşmasını yapan Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, kardeşlik vurgusu yaptı. Ortadoğu'da yaşanan çatışmalara atıfta bulunan Görmez, "İslam coğrafyasının zulüm coğrafyasına dönüşmesinin en büyük sebebi kardeş kavgasıdır, kardeşlik hukuku ihlalleridir." diye konuştu. DARÜŞŞAFAKA'yA ÖKSÜZLER DE ALINACAK Tayyip Erdoğan, Darüşşafaka Eğitim Kurumları'nın TİM Show Center'da gerçekleştirilen olağan genel kurul toplantısına katıldı. Toplantıda Darüşşafaka Cemiyeti tüzüğünde iki tarihî değişiklik yapıldı. Kuruluşundan bu yana sadece babası ölen çocukları kabul eden kurum, hizmet yelpazesini genişleterek annesi ölen öksüzlere de kapılarını açma kararı aldı. Ayrıca sunulan imkânlardan yararlanabilmek için Türk ve İslam olma şartı da kaldırılarak, 'Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı' olarak değiştirildi. Başbakan, Darüşşafaka Cemiyeti bünyesinde üniversite kurulacağını da müjdeledi.












Zaman

Çevik Bir ile birlikte 12 kişi adliyede



Özel yetkili Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekilliği'nin yürüttüğü 28 Şubat Soruşturması kapsamında, Ankara Emniyet Müdürlüğü'nde işlemleri tamamlanan, aralarında eski Genelkurmay 2. Başkanı emekli Orgeneral Çevik Bir'in de bulunduğu 12 zanlı daha Ankara Adliyesi'ne getirildi.


Özel yetkili Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekilliği'nin yürüttüğü 28 Şubat Soruşturması kapsamında Ankara Emniyet Müdürlüğü'nde işlemleri tamamlanan eski Genelkurmay 2. Başkanı emekli Orgeneral Çevik Bir, adliyeye sevk edildi.
Özel yetkili Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekilliği'nin yürüttüğü 28 Şubat Soruşturması kapsamında Ankara Emniyet Müdürlüğü'nde işlemleri tamamlanan, aralarında eski Genelkurmay 2. Başkanı emekli Orgeneral Çevik Bir'in de bulunduğu 12 zanlı daha adliyeye getirildi.
Emniyetteki işlemleri tamamlanan zanlılardan emekli Orgeneral Çevik Bir ve 5 kişi sağlık kontrolü için Gazi Mustafa Kemal Devlet Hastanesine, diğer 6 kişi ise Ulus Devlet Hastanesine götürüldü. Zanlılar, doktor kontrolünün ardından Ankara Adliyesi'ne getirildi.
Dün gece adliyeye getirilen ve savcılık sorgusu tamamlanan 16 zanlı, tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilmişti.







Zaman

Öksüzlüğün yetimliğin sızısı hala yüreğimde



Darüşşafaka'da 150 yıllık devrim... Başbakan'ın 'Cemiyet Başkanı' sıfatıyla katıldığı kurultayda tüzük değişikliği yapıldı. Darüşşafaka Üniversitesi de yolda.


Darüşşafaka Cemiyeti'nde dün olağanüstü kurultay vardı. Başbakan Erdoğan'ın 'Cemiyet Başkanı' sıfatıyla katıldığı kurultayda tüzüğün 2. maddesinde değişiklik yapıldı. 421 üyenin katıldığı oylamada 1 çekimser ve 413 'evet'le 'annesi hayatta olmayan' çocuklara da eğitim hakkı tanındı. Tüzükteki 'Türk İslam' ibaresi de 'Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı' olarak değiştirildi. Başbakan kurultay konusmasında şunları söyledi: Türk ve İslam olma şartını, 'Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı' olarak değiştiriyor, cemiyetin kapsama alanını genişletiyoruz. Yine 2'nci maddedeki değişiklikle, vizyon ve misyonunu da çağın gereklerine uygun düzeye yükseltiyoruz. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olarak, Cemiyetin Başkanı sıfatıyla, böyle tarihi nitelikte bir değişikliğe şahitlik ediyor olmaktan büyük gurur duyduğumu da ifade etmek istiyorum.'




AYRIMA MÜSAADE ETMEYİZ
Başbakan şöyle devam etti: Sadece yetimlerin, sadece Türk ve İslam olanların kabulü gibi, Darüşşafaka'nın ruhuna paralel düşmeyen bir durum vardı. Bugünün Türkiye'sinde, yetim ve öksüz ayrımı artık kabul edilemez.  Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı üst kimliğinde buluşmuş herkes, hem devlet hem devlet kurumlarının karşısında eşittir. Çocuklar arasında din ve etnik köken bakımından ayrıma müsaade edemeyiz. Ben bu yaşımda, çocuk , torun sahibi olduğum halde, yüreğimin derinliklerinde, öksüzlüğün ve yetimliğin sızısını taşıyorum. Bu sızının, masum çocukların küçük yüreğinde ne büyük bir yük olduğunu hissedebiliyor, bu sızıyı anlayabiliyorum.
HEDEF ARTIK ÜNİVERSİTE
Başbakan Erdoğan, 'Darüşşafaka Üniversitesi'nin kurulacağı mesajını da verdi. Cemiyet Başkanı Zekeriya Yıldırım ise '1971'de ilk kez 77 kız öğrenci alındı. Bugün 927 öğrencimizin 391'ini kızlar oluşturuyor. Son iki yıldır sınav birincimiz kızlar arasından çıktı. Üniversite konusunda görev almış bulunuyoruz. Üniversite çalışmasına başlıyoruz' diye konuştu.
Haşimi ile görüştü
BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan dün Irak Cumhurbaşkanı Yardımcısı Tarık Haşimi ile de görüştü. WOW Otel'deki zirve basına kapalı yapıldı. Haşimi önceki gün de Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile bir araya gelmişti.
Bilgiç'e hastane jestiBAŞBAKAN, İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi'ne giderek, AK Parti Isparta Milletvekili Süreyya Sadi Bilgiç'in babası Sadettin Bilgiç'i (92) ziyaret etti. Bilgiç, Adalet Partisi kurucularından.  Ziyaret 1 saat sürdü.





Akşam

Tecavüz ettiği kıza cezaevinden mektup yazıp...




Tecavüz ettiği 14 yaşındaki kıza mektup yazıp 'Karım olacaksın' diyerek tacizde bulunan kişiye 3 ay hapis cezası verildi.



Adapazarı'nda 14 yaşındaki ilköğretim okulu öğrencisine tecavüz iddiasıyla tutuklanarak Sakarya Cezaevi’ne konulan evli ve 2 çocuk babası 25 yaşındaki Metin T., küçük mağdura cezaevinden yazdığı mektupta "Karım olacaksın" diye yazarak cinsel tacizde bulunduğu gerekçesiyle 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, cezayı para cezasına çevrmedi.

Karapürçek İlçesi’nde otogaz işi yapan Metin T., 1 yıl kadar önce 14 yaşındaki ilköğretim okulu öğrencisi Z.B.’yi kaçırarak tecavüzde bulunduğu iddiasıyla tutuklandı.

Tecavüz şüphelisi cezaevinden, kaçırarak tecavüze ettiği çocuğa okuduğu ilköğretim okulu adresini yazıp mektup gönderdi. 2 sayfalık mektubunda küçük kızı sevdiğini, eşini bırakıp onunla evlenmek istediğini belirterek, "Sen benim karımsın. Seni seviyorum" diye yazarken mektubu alan babası Cumhuriyet Savcılığına başvurdu. Tecavüz sanığı hakkında ’Cinsel taciz’ suçundan 4’üncü Sulh Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Tek duruşmada sonuçlanan davaya getirilen Metin T., mektubu kendisinin yazdığını söyledi. Davaya katılan mağdurun babası N.B. ise, "Kızımı kaçırarak tecavüz etmiştir. Bu konudaki yargılaması devam etmektedir. Suçlamaya konu olan mektup kızımın okuluna gitmiştir. Bu nedenle kızım okula gitmemiştir. Bu mektupları yazan sanık cezaevinden mektupları yazdığı için kızımın ruh sağlığı bozulmuştur" dedi.

Mahkeme heyeti, tecüvüz mağduruna mektup yazarak tacizde bulunduğu iddiasıyla Metin T.’ye ’Cinsel taciz’ suçundan 3 ay hapis cezası verdi. Mahkeme bu hapis cezanın, ertelenmesine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına da karar verdi. Bu karar ile tecavüz sanığı,tecavüz suçundan ceza alması halinde 3 ay daha hapiste tutulacak. 14 yaşındaki Z.B.’nin avukatı Leyla Ekmen Epözdemir ise, Türkiye’de örnek teşkil edecek bir karar alındığını anlatırken, şunları söyledi:

"Daha önce cinsel taciz ile ilgili kararlar vardı. Cinsel taciz olayın gerçekleşmesi veya gerçekleşmeye teşebbüsü olarak tanımlanabilir. Cinsel istismar ise, vücuda dokunmadan, sözle, laf atarak, mektupla, mesajla, telefonla mağdurun rızası dışı cinsel amaçlı konuşmalar veya davranışlardır. Mağdur 15 yaşından küçük ise rıza ile dahi yapılırsa cinsel istismar suçu oluşur."
















Şok

28 Şubat'a 16 tutuklama talebi


16 kişi tutuklanmaları talebiyle mahkemeye sevk edildi.


Özel yetkili Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekilliği'nin yürüttüğü 28 Şubat Soruşturması kapsamında savcılıkça sorgulanan 16 zanlının tutuklanması talep edildi. 

Soruşturma kapsamında gözaltına alınarak adliyeye sevk edilen 16 şüphelinin sorgusu tamamlandı. 

Özel Yetkili Cumhuriyet Savcıları Mustafa Bilgili ve Kemal Çetin'in de bulunduğu 5 savcının gerçekleştirdiği sorgulama işlemi, yaklaşık 12 saat sürdü.

Zanlıların 16'sı da tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi.







Habertürk




14 Nisan 2012 Cumartesi

BM Suriye kararını verdi!



Gözlemci göndermeyi öngören tasarı onaylandı.


BM Güvenlik Konseyi (BMGK), Suriye'deki ateşkese uyulmasını denetlemek üzere ülkeye ilk etapta 30 kişilik silahsız bir BM askeri gözlemci misyonu gönderilmesine ilişkin karar tasarısını oybirliğiyle kabul etti.







Habertürk

ABD'yi Sarsan fuhuş skandalı


Obama'nın korumaları görevden alındı.


Kuzey ve Güney Amerika'dan 33 ülkenin liderleri bu hafta sonu Kolombiya'nın tatil cenneti Cartagena'da Amerika Zirvesi için bir araya geldi. Zirveye ise ABD Başkanı Barack Obaman'nın korumalarının karıştığı seks skandalı damgasını vurdu.

Amerika Zirvesi öncesi güvenlik önlemleri almak için ABD Başkanı Barack Obama'nın korumalarından oluşan 12 kişilik bir ekip, Kolombiya'ya gönderildi. Amaç Obama'nın ziyareti öncesi güvenlik önlemleri almaktı. Ancak gönderilen korumalardan en az birinin geceyi hayat kadınlarıyla geçirdiğinin ortaya çıkmasının ardından, 12 gizli servis ajanı görevden alındı.

Obama'nın güvenliğinden sorumlu gizli servis şefi Edwin Donovan, ön hazırlık yapmak için Kolombiya'da gönderilen ekibin "hata" yaptığının ortaya çıkması sonrasında, görevden alındığını söyledi. Donovan, görevden alınan 12 gizli ajanın ABD'ye gönderildiğini, onların yerini yeni bir ekibin aldığını belirtti. 12 kişilik ekipten en az birinin hayat kadınlarıyla ilişkisi olduğunu ve otelde aşırı alkol kullandıkları gerekçesiyle şikayette bulunulduğu da iddia edildi.

33 ÜLKE LİDERİ KATILIYOR

Amerikan Devletleri Örgütü'nün devlet ve hükümet başkanları zirvesi, bu hafta sonu Kolombiya'nın Cartagena kentinde yapılıyor. Zirveye ABD Başkanı Barack Obama'nın yanı sıra 33 ülkeden liderler katılıyor.

Küba'nın örgüte üyeliği, uyuşturucuyla mücadele, Falkland Adaları'yla ilgili gelişmeler ve yasadışı göç gibi konuların ele alınacağı zirveye ev sahipliği yapan Kolombiya Devlet Başkanı Juan Manuel Santos, Latin Amerika'da işbirliğinin daha da güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

KÜBA DAVET EDİLMİYOR

Ekvador Devlet Başkanı Rafael Correa, Küba'nın davet edilmemesini boykot ettiği için zirveye katılmama kararı almıştı.

Obama yönetimi, seyahat konusunda bazı kolaylıklar getirmesine karşın 50 yıldır Küba'ya uygulanan ambargoyu kaldırma konusunda hiçbir girişimde bulunmadı. Küba, ABD'nin himayesinde yapılan Amerikan Devletleri Örgütü toplantılarına da davet edilmiyor.

35 ÜLKE ÜYE 

30 Nisan 1948'de Kolombiya'nın başkenti Bogota'da toplanan IX. Pan-Amerikan Konferansı'nda kurulan Amerikan Devletleri Örgütü, Batı Yarıküresi'nde barış ve güvenliği güçlendirmenin yanı sıra üye ülkeler arasında ekonomik, toplumsal ve kültürel konularda işbirliğini geliştirmeyi amaçlıyor. Kuzey ve Güney Amerika kıtaları üzerinde bulunan 35 bağımsız devletin hepsi örgüte üye.






Vatan

Dayatmacı Facebook!


Facebook kullanıcılarına 2010 yılından beri isteğe bağlı e-posta hizmeti sunuyordu. Facebook son aldığı kararla bu hizmeti zorunlu hale getirdi. Bundan böyle her Facebook kullanıcısının kullanıcı ismiyle başlayan ve @facebook.com şeklinde devam eden birer elektronik posta adresi olacak. Milliyet'in haberine göre uygulama aktif hale getirildiğinde kullanıcılara bu durum bir e-posta yoluyla bildirilecek. Kullanıcılara kullanıcı ismini ve böylelikle kullanacağı email adresini değiştirme imkânı da sunulacak.

Bazı bilişim uzmanları bu adımı "Facebook'un internet ve kişisel veriler üzerinde daha fazla hâkimiyet sağlama çabası" olarak değerlendiriyor.

Facebook daha önce de başta isteğe bağlı sunduğu "zaman tüneli" (timeline) seçeneğini de kış aylarından itibaren kademeli olarak zorunlu hale getirmişti.

INSTAGRAM'DA FACEBOOK PROTESTOSU
Facebook'un bu son dayatmasına kullanıcıların nasıl tepki vereceği merak konusu. Zira Facebook'un büyük ilgi gören fotoğraf paylaşım uygulaması Instagram'ı satın alacağı haberi basında yer aldığından bu yana, birçok kullanıcı Twitter ve bloglar üzerinden Instagram'daki fotoğraflarını silmeye başladığını duyurdu.

Facebook'un kurucusu Mark Zuckerberg her ne kadar kendi Facebook sayfasından Facebook ve Instagram'ın birbirinden ayrı tutulacağını duyurmuş olsa da, bu açıklama pek de ciddiye alınmış görünmüyor
















Habertürk